

CÜZ : 11 - SAYFA : 214 - SÛRE : 10 - YÛNUS : 34 - 42
34. Onlara:
“- Ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, ta-sarruflarında Allah’a ortak koştuğunuz varlıklar arasında, mahlûkatı yoktan var ederek aralıksız yaratmaya devam edip, öldükten sonra tekrar diriltecek olan var mı?” de.
“- Allah mahlûkatı, yoktan var ediyor, ara-lıksız yaratmaya devam ediyor, ölümden sonra tekrar diriltecek. Nasıl da, Hak’tan bâtıla çevriliyorsunuz?” de.
35. Onlara:
“-Ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasar-ruflarında Allah’a ortak koştuğunuz varlıklar arasında hakça düzene yönlendirecek, aydınla-tıcı bilgiler veren var mı?” de. Sen:
“- Allah hakça düzenin gerçekleşmesi için aydınlatıcı bilgi verir. O halde hakça düzene yönlendirecek, aydınlatıcı bilgiler veren mi tâbî olmaya daha lâyıktır, yoksa, doğru yol göste-rilmedikçe, kendi kendine doğru yolu bulama-yacak olan mı? Sizin ne imtiyazınız var? Nasıl hüküm veriyorsunuz?” de.
36. Onların çoğu sadece zanla, tahminle karar verdikleri şeylere uyarlar. Halbuki zan, hiçbir şekilde hakkın, Allah’tan gelen vahyin, ilmin yerini tutmaz. Allah onların sergilemeye devam ettikleri davranışlarını biliyor.
37. Bu Kur’an, Allah’ın dışında, kulu durumundaki biri tarafından uydurulmuş değildir. Bir kısım insanlar bu hakikati kabul etmeseler de, vahyine muhatap olan önündeki zatın, Peygamber Muhammedin tebliğinin, sözlerinin samimiliğini, doğruluğunu tasdik eden, kutsal kitapları, ayrıntılarıyla açıklayan bir kitaptır. Onun kaynağında, vahyinde, içindeki bilgilerde şüphe yoktur. Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi tarafından indirilmiştir.
38. Yoksa:
“- Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar.
“- Eğer iddianızda doğru iseniz, Allah’ın dı-şında kulları durumundakilerden çağırabilecek-lerinizin hepsini çağırın, Kur’an’dakilerin benzeri bir sûre ortaya koyun” de.
39. Aslında onlar, mâhiyetini, içindeki bilgileri, getirdiği ilâhî düzeni kavrayamadıkları, bildirdiği hususlar da o an önlerinde gerçekleşmediği, so-
nuçlarını hemen görmedikleri için Kur’ân’ı ya-lanladılar.
Onlardan öncekiler de kutsal kitapları, pey-gamberleri böyle yalanlamışlardı. Şimdi ibret nazarıyla bak, incele, inkâr ile isyan ile, baskı, zulüm, işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri en-gelleyen, aleyhte propaganda yapan zâlimlerin sonu nasıl oldu?
40. Onların içinden, Kur’ân’a iman edecekler var. Yine onların içinden Kur’ân’a iman etme-yecekler var. Rabbin bozguncuları iyi bilir.
* 41. Seni yalanlamayı sürdürürlerse:
“- Benim amellerimin karşılığı mükâfatı bana ait, sizin amellerinizin sorumluluğu ve cezası da size aittir. Benim bilinçli yapmaya devam ettiğim amellerimden siz sorumlu değilsiniz. Sizin bilinçli yapmaya devam ettiğiniz amellerinizden de ben sorumlu değilim” diyerek konuşmalarına fırsat verme.
42. Içlerinden seni dinlemeye gelenler var. Hakkı duymak istemeyerek sağır kesilenlere, üstelik akıllarını da kullanamayanlara sen teb-liğini, Kur’an’ı ve şeriatı duyurabilir misin?