

CÜZ : 11 - SAYFA : 222 - SÛRE : 10 - YÛNUS : 107 - 109 / SÛRE : 11 - HÛD : 1 - 5
107. Eğer Allah senin başına bir felâket bir sıkıntı getirir, ekonomik darboğaza düşürürse, Allah’tan başka kimse onu gideremez. Allah senin için bir hayır murad ederse, onun lütfunu engelleyecek de yoktur. Lütfunu kullarından sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere nasip eder. O çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
108. “- Ey insanlar! Toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmeniz için Hak kitap Kur’an Rabbinizden size geldi. Kimler hidayet rehberi Kur’ân’ı, hak yolu, İslâm’ı hür iradeleriyle tercih ederek kabullenir, hak yolda sebat ederlerse, ancak kendi iyilikleri, kurtuluşları için hak yola girmiş, İslâmî hayatı yaşamış olurlar. Kimler başına buyruk davranarak hak yoldan uzaklaşır, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederlerse, yalnızca kendi felâketlerini hazırlamış, kendileri zarara ziyana uğramış olur. Ben sizin adınıza Allah’a karşı savunma yapamam. Allah adına da sizin üzerinizde zor kullanamam” diye ilan et.
109. Sana vahyolunana, Kur’ân’a tâbi ol. Al-lah, onlar hakkındaki hükmünü verinceye ka-dar sabırla mücadeleye devam et. O hüküm ve-renlerin, icraat yapanların en hayırlısıdır.
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
11. HÛD SÛRESİ
123 âyettir.
12, 17 ve 114. âyetler Medine’de, diðerleri
Peygamberliğin 10-13. yıllarında Mekke’de nâzil olmuştur.
Arabistan’a, peygamber olarak gönderilen Hûd a.s.’ın
hayatından bahsedildiði için sûreye bu isim verilmiştir.
Yunus sûresinin devamı niteliğindedir,
ondan sonra nâzil olmuþtur.
İnanca ait esasları, Kur’ân’ın mûcize oluşunu,
âhiret ile ilgili meseleleri sevap ve cezayı,
peygamberlerin kıssalarını ihtiva eder.
**********
SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
* 1. Elif. Lâm. Râ. Işte bunlar, hikmetlerle dolu hükümranlık sağlayan, Kur’ân’ın âyetleridir.
2. Içlerinden liyâkatli ve güvenilir bir adama:
“- Bütün insanları, sorumluluk hesap ve cezayı hatırlatarak uyar ve iman edenlere, imanlarında sadâkat gösterenlere ayrılan Rableri katında yüksek makamlar olduğunu müjdele” diye vahyetmemizde, insanların hayretini mûcip olacak bir şey mi var? Üstelik kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler bir de:
“-Bu apaçık bir sihirbazdır” diyorlar.
3. Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde, altı devirde yaratan Allah’tır. Sonra Arş üzerinde, sınırsız kudret ve iktidar makamında hükümranlığını kurdu. Kâinat ve içindeki varlıklarla, dünya ve ötesi ile ilgili ilâhî planlamayı yapıp yürütüyor, hayatın devamını, aslî düzeni sağlıyor. Benzer sıfatların tecellisiyle kudret ve tasarruf kullanan eş bir varlık yok. Varlık âlemindeki her şey, yalnızca O’nun ilmi, planı ve iradesinin tecellisinden sonra vücut bulur ve işlerlik kazanır, O’nun izninden sonra ilâhî planlamayı yürütenlere görev dağılımı yapılır. Işte O Rabbiniz Allah’tır. O halde, O’nu ilâh tanıyın, candan müslüman olarak O’na teslim olun, saygıyla O’na kulluk ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın, O’na boyun eğin. Düşünüp ibret almayacak mısınız?
4. Hepiniz hesap vermek üzere O’nun huzuruna götürüleceksiniz. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleştireceği bir va’didir. O mahlûkâtı ilk önce yoktan var ediyor, yaratmaya aralıksız devam ediyor.
Sonra, iman edenleri, sosyal adâleti, sosyal güvenliği temin etmek, refah payını artırarak toplumda dengeyi sağlamak maksadıyla, hâlis niyet ve amaçlarla, Islâm esaslarını, Islâmî dü-zeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalı-şarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyi-liğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri âdil bir şekilde mükâfatlandırmak için yeniden diriltiyor.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şu-ur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirlere, inkâr etmekte oldukları şeyler sebebiyle kaynar sudan bir içecek ve can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
5. O, güneşi, aydınlatan, ısıtan bir ışık, ayı, aydınlık veren bir nur haline getiren, aya evre-ler tayin ve takdir ederek düzenleyendir. Yılları kayda geçirerek faydalanabilmeniz, zaman planlaması ve vakti belirleyip tayin edebilme-niz içindir bunlar. Allah bunları, gerekçeli, hikmete dayalı, doğru ve hesaplı bir düzen içinde yaratmıştır. Ilimde ilerlemeye devam eden bilgi toplumları için Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren âyetleri, delilleri ayrıntılı açıklıyor.
6. Gece ile gündüzün birbiri ardınca değişme-sinde, Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı var-lıklarda ve imkânlarda, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışan günahlardan arınıp, azaptan korunan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan toplumlar için Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren nice deliller vardır.