

CÜZ : 12 - SAYFA : 229 - SÛRE : 11 - HÛD : 54 -62
54. “- Ancak şu kadarını diyebiliriz: Tanrıları-mızdan bazısı seni fena çarpmış” dediler. Hûd:
“- Ben Allah’ı şâhit tutuyorum, siz de şâhit olun ki, ben, ilâhlığında, otoritesinde, mülkün-de, tasarruflarında sizin Allah’a ortak koştu-ğunuz varlıklardan uzağım” dedi.
55. “- Allah’tan başka, yarattıkları içinden tanrı diye taptıklarınızla bir ilgim yok. Haydi hepiniz bana kötülük yapmak için gizli planlar yapın, savaş açın, sonra da bana mühlet vermeyin” dedi.
56. “- Ben Allah’a, Rabbime, Rabbinize dayanıp güvendim, işlerimi ona havale ettim. Yürüyen bütün canlılar, koyduğu düzenin gere-ği, yalnızca Allah’ın koruması, gözetimi ve de-netimi altındadır. Çünkü benim rabbim, doğru, muhkem, mûtedil, güvenli bir düzenin var ede-ni, sorumluluğunu üzerine alanı, koruyanı ve de-vamını sağlayanı, teminatı altına alanıdır” dedi.
57. “- Söylediklerime aldırmaz, güç ve iktida-
rınızı kullanarak halkı istediğiniz istikamette yön-lendirirseniz Allah’ın azâbından kurtulamazsı-nız. Ben size özgürce tebliğe memur olduğum dini tebliğ ettim. Rabbim dilerse sizin yerinize başka bir kavmi getirir. Ona hiçbir şekilde zarar veremezsiniz. Rabbim her şeyi denetlemekte, kaydetmekte, koruyup kollamaktadır” dedi.
58. Planımız, azâbımız gerçekleştirilirken, Hûd’u ve onunla birlikte iman edenleri tara-fımızdan bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir cezadan kurtarmış olduk.
59. Işte bu Âd kavmi, Rablerinin birliğini gös-teren âyetlerini bile bile inkâr ettiler. Rasülleri-nin tebliğine, sünnetine sırt çevirdiler, âsi oldular. Hak hukuk tanımayan zorbanın, diktatör idarecilerin düzenine tâbi oldular.
60. Hem bu dünyada, hem de kıyamet günü lânete uğradılar. Bakınız, Âd kavmi Rablerini inkâr ettiler, ihsan ettiği nimetlere nankörlük ettiler. Hûd’un kavmi Âd’in, Allah’ın rahmetin-
den, korumasından uzak kılınarak, yok olup gitmesinden ibret alın.
* 61. Semûd kavmine de soydaşları-kardeşleri Sâlih’i özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik. Sâlih:
“- Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla
Allah’a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yoktur. Sizi topraktan meydana getirdi. Sizin yeryüzünde yerleşmenizi, yaşamanızı sağladı. O halde işlediğiniz günahlardan ve Allah’a ortak koşmanızdan do-
layı O’ndan bağışlanma, koruma kalkanına alınma dileyin. Sonra isyandan, günah işlemekten vazgeçerek tevbe edip O’na itaate yönelin. Rabbim kullarına yakındır, dualarını kabul eder.” dedi.
62. Kavmi:
“- Ey Sâlih, sen, bundan önce içimizde, hak-kında büyük umutlar beslenen biri idin. Atala-rımızın taptıklarına tapmaktan ilâhî ilmin-hik-metin gereği bizi yasaklıyor musun? Biz, kulluk ve ibadete davet ettiğin, teşvik ettiğin şeye karşı suizannımızın beslediği şüpheler içindeyiz” dediler.