

CÜZ : 12 - SAYFA : 239 - SÛRE : 12 - YÛSUF : 23 - 30
23. Evinde bulunduğu kadın, Yûsuf’a yakınlık gösterip hile yaparak sahip olmaya kalkıştı. Ka-pıları iyice kapattı:
“- Haydi gel!” dedi. Yûsuf:
“- Allah korusun, kocanız benim velinime-timdir, bana güzel baktı, yer yurt ihsan etti. Unutma ki, iyiliğe kötülükle mukabele eden zâ-limler iflâh olmaz, ebedî nimetlerle mutluluğa eremez” dedi.
24. Andolsun ki, hanım, ona karşı gerçekten arzu doluydu. Rabbinin ikazını, emir ve hüküm-lerini, koyduğu ahlâkî kuralları düşünmemiş olsaydı, Yûsuf da ona meyletmiş gitmişti. Biz
kötülük ve zinayı, gayrimeşrû ilişkileri, haddi
aşmayı, cimriliği, ahlâksızlığı ondan uzaklaş-tırmak için böyle hatırlatmalarda bulunduk. O bizim samimi, ihlâslı davranışlarda bulunan kul-larımızdan biri idi.
25. Ikisi de kapıya doğru koştular. Kadın asılıp Yûsuf’un gömleğini arkadan yırtmıştı. Kapıda kadının kocasıyla karşı karşıya geldiler. Kadın:
“- Senin ailene kötülük etmek isteyenin ce-zası, kesinlikle zindana atılmak ve can yakıcı, inletici müthiş bir işkencedir” dedi.
26. Yûsuf:
“- O, bana sahip olmaya kalkıştı” dedi. Ha-
nımın akrabalarından, meseleye çözüm getirebi-lecek tecrübeli, ileri gelen birisi:
“- Eğer Yûsuf’un gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylüyor. Yûsuf yalancılardandır” diye fikrini beyan etti.
27. “- Şayet Yûsuf’un gömleği arkadan yırtıl-mışsa, kadın yalan söylüyor. Yûsuf doğru söy-leyenlerdendir” diye devam etti.
28. Vezir, Yûsuf’un gömleğinin arkadan yırtıl-dığını görünce:
“- Bu, siz kadınların kurduğu tuzaklardan. Si-zin ağınız büyüktür” dedi.
29. Kadının akrabası:
“- Ey Yûsuf, sen bu konuyu hiçbir yerde aç-ma. Sen de (ey Züleyha) günahından dolayı af dile. Sen hata edenlerden, günahkârlardansın” dedi.
* 30. Şehirdeki kadınlar fikir birliği etmişçesine:
“- Şu devletlü vezirin karısı, genç kölesine, sık sık yakınlık gösterip hile yaparak sahip olmaya kalkışıyormuş. Yûsuf’un sevdası onun yüreğini yakıp kavuruyormuş. Kadını açıkça yoldan çık-mış biri olarak görüyoruz” dediler.