CÜZ : 14 - SAYFA : 267 - SÛRE : 15 - HICR : 71 - 90

71. Lût: “- Ümmetim içinde evliliğe hazır dolu genç kızlarım var. Aklınızdakini yapacaksanız eğer, onlarla evlenin” dedi. 72. “- Hayatına - her iki dünyanı mamur eden nizamı koyan dinine andolsun ki ey peygamber, onlar şehvet sarhoşluğu içinde, önlerine gelene sarkıntılık yapıp duruyorlar. Seni hiç dinlerler mi?” 73. Güneş doğarken, şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe onların işini bitirdi. 74. Böylece, ülkenin altını üstüne getirdik. Be-lirlenmiş cezanın infazı için üzerlerine balçıktan dökülerek pişirilmiş taşlar yağdırdık. 75. Işte bunda, dinin hakikatine eren, ferâset sahibi, düşünen, anlayışlı kimseler için ibretler, Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren deliller vardır. 76. Onların şehirleri hâlâ gözler önünde, bir yol üzerindedir. 77. Hakikaten bunda iman edenler, mü’minler için ibretler, uyarılar vardır. 78. Eyke halkı da kesinlikle inkârda, isyanda ısrar eden zâlimler idi. 79. Biz onlara, lâyık oldukları cezayı verdik. Ikisi de, Eyke ve Medyen açık bir yol üzerindedir. * 80. Andolsun akılla yetinenler - Hıcr halkı da özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirilen Sâlih’i yalanlayarak bütün peygamberleri inkâr etmişti. 81. Biz onlara, Semud kavmine, Rasûlümüzün hak peygamber olduğuna delâlet eden âyetleri-mizi, mûcizelerimizi vermiştik, onlar âyetlerimiz-den yüz çeviriyorlar, engelleme tedbirleri alıyor-lardı. 82. Onlar dağların yamaçlarında keserek, yontarak, kendilerini cezadan kurtaracak emniyetli kaya damlar, evler yapıyorlardı. 83. Sabah olmak üzereyken, şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe onların işini bitirdi. 84. Kayalardan oyarak elde ettikleri evler, dağlardaki kaleler, kazanmaya devam ettikleri servetler, itibarları, onların başına gelenleri engel-leyemedi. 85. Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları ve imkânları, ancak, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde yarattık. Kıyametin kopacağı an mutlaka gelecek, sana ve dinine karşı, hesaplı, planlı düşmanlık edenleri Allah dünyada mutlaka ce-zalandıracaktır. Şimdi sen onlara, azarlamadan, kınamadan yumuşak davran ve güzel muamele et. 86. Rabbin hakkıyla yaratıcıdır ve her şeyi bilir. 87. Andolsun ki, biz sana namazda tekrar tekrar okunan yedi âyeti, Fâtiha’yı, birbirini takviye eden yedi büyük sûreyi, tekrarlanarak anlatılan yedi konuyu, yedi şekilde ifade edilen âyetleri, yedi büyük lütfu ve yüce, azametli Kur’ân’ı verdik. 88. Sakın, kâfirlerden birkaç çiftini, bir takımını faydalandırdığımız dünya malına tamah etme, göz dikme. Iman etmiyorlar diye üzülme. Mü’-minlere kol-kanat ger. 89. “- Sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık uyarıcı benim, ben” de. 90 Nitekim kutsal kitapların hükümleri arasında ayırım yapanlara, bir kısım hükümlerini dışlayarak ihtilaf çıkaranlara da sorumluluklarını tevdi eden kitap indirmiştik.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa