

CÜZ : 14 - SAYFA : 273 - SÛRE : 16 - NAHL : 43 - 54
43. Senden önce de, kesinlikle kendilerine vahiy gönderdiğimiz, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, liyâkatli, güvenilir erkekleri peygamber olarak görevlendirdik. Eğer bilmiyorsanız, Allah’ın kutsal kitaplarda vahyettiği bilgilere vâkıf olanlara sorun.
44. Peygamberleri, apaçık mûcizeler ve kitaplarla gönderdik. Sonra da, bütün insanların haklarının korunmasına, iyiliğine, kurtuluşuna vesile olsun diye, ana hatları vahyedilen konuları (mücmelleri) ayrıntılı açıklaman için, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân’ı, bölüm bölüm sana indirdik. Umulur ki, düşünmelerine, incelemelerine vesile olur.
45. Sinsice kötülük tuzakları kuranlar, Islâm’ın yükselişini önleme, müslümanların ilerlemesi-nin önünü kesme planları yapanlar, Allah’ın kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azâbın gelmeyeceğinden emin midirler?
46. Yahut onlar, servet, kudret ve ticaret sahibi olarak refah içinde ülke ülke dolaşırlarken, Allah’ın kendilerini yakalayamayacağından, ce-
zalandırmayacağından emin mi oldular? Onlar Allah’ı âciz bırakacak, koyduğu kanunların dışı-na çıkacak, yakayı kurtaracak değildirler.
47. Yoksa, Allah’ın kendilerini sosyal, ahlâkî, idarî, iktisadî ve askerî çürüme ile yavaş yavaş tüketerek cezalandırmayacağından, felâketlerin üstlerine doğru gelmeyeceğinden emin midirler? Senin Rabbin çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.
48. Onlar Allah’ın yarattığı şeylerin gölgele-rinin Allah’a secde halinde, kısmen koyu, ço-
ğunlukla hafif gölgeler şeklinde sürünerek, uza-yıp kısalarak yer değiştirdiğini görüp düşünmü-
yorlar mı?
49. Göklerdeki varlıklar, yerdeki canlılar ve bütün melekler büyüklük taslamadan, serkeşlik etmeden Allah’a secde ederler.
50. Onlar, her türlü hakimiyeti elinde bulunduran, üstlerindeki Rablerinden korkarlar. Kendilerine emrolunan şeyleri yaparlar.
* 51. Allah:
“- İki tanrıya kulluk ve sorumluluk taahhüdünde bulunmayın. Kulluk ve sorumluluk taahhüdünde bulunacağınız Hak ilâh, kesinlikle bir tek ilâhtır, o bir tek ilah benim. Benden, sadece benim azâbımdan dolayı dehşete düşün, korkun” buyurdu
52. Göklerde ve yerdeki varlıkların ve imkân-ların tamamı O’nundur, O’nun tasarrufundadır. Din, şeriat, düzen, medeniyet yalnız O’na ait; kulluk ve itaat da daima O’na olmalıdır. Allah’tan başkasına mı sığınıyorsunuz?
53. Sizdeki ilâhî, manevî ve dünyevî nimetlerin hepsi Allah’tandır. Sonra başınıza bir felâket, bir sıkıntı geldiği, ekonomik darboğaza düştüğünüz zaman da, yalnız feryâd ü figan ederek O’na yalvarır, O’na sığınırsınız.
54. Sonra, sizden felâketi, sıkıntıyı, giderdiğin-de, ekonomik darboğazdan kurtardığında içiniz-
den bir zümre hemen Allah’ı unutarak, kurtulu-şuna vesileler icat edip, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rablerine ortaklar koşarlar.