

CÜZ : 16 - SAYFA : 308 - SÛRE : 19 - MERYEM : 26 - 38
26. “- Ye, iç. Gözün aydın olsun. Insanlardan birini görürsen, ben rahmet sahibi Rahmân olan Allah’a, konuşmama orucu adadım. Kesinlikle bugün insan cinsinden biriyle konuşmayacağım” de.
27. Sonra Meryem kucağında Îsâ ile kavmine geldi.
“- Ey Meryem, sen görülmemiş bir şey, korkunç bir şey yaptın” dediler.
28. “- Ey Hârûn’un kız kardeşi, senin baban kötü bir adam değildi. Annen de iffetsiz bir kadın değildi” dediler.
29. Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi.
“- Biz beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz?” dediler.
30. Îsâ:
“- Ben Allah’ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah’a bağlanan, Allah’ın saygılı kuluyum. Bana kitabı, Incil’i vermeyi hükme bağladı. Benim peygamber olmamı planladı” dedi.
31. “- Nerede olursam olayım, beni, hayırlı bilgileri öğreten kullarına faydalı biri haline getirdi. Yaşadığım müddetçe bana namaz kılmayı, kıldırmayı, imamlık etmeyi, vicdanı, serveti ve sosyal bünyeyi arındıran, berekete vesile olan zekât vermeyi, zekâtı tahsil etmeyi ve gerekli yerlere harcamayı emretti.”
32. “- Beni anneme hürmetkâr kıldı. Beni zorba ve âsî biri olarak yetiştirmedi.”
33. “- Doğduğum gün, öleceğim-ölü halde bulunacağım gün, diri olarak kabrimden kaldırılacağım gün bana selâm olsun, ben selâmet ve güven içindeyim.”
34. Işte hakkında, yahudilerin ve hristiyanların şüpheye düşerek boş yere tartıştıkları, Meryem oğlu Îsâ’ya dair hak söz, Allah’ın sözü budur.
35. Oğul edinmek asla Allah’ın şanına yakışmaz. O düzenini uygularken, bir planını icraya karar verdiği zaman, sadece ona:
“- Ol” buyurur. O da sünnetullaha uygunluk içinde süratle oluş sürecine girer.
36. “- Allah Rabbim ve Rabbinizdir. O’nu ilâh tanıyın, candan müslüman olarak O’na teslim olun, saygıyla O’na kulluk ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın, O’na boyun eğin. Işte doğru, muhkem, mûtedil, güvenli yol, Islâmî hayat tarzı budur.”
37. Ne var ki, Ehlikitap’tan, yahudiler ve hı-ristiyanlar Îsâ konusunda kendi aralarında farklı iddialar ileri sürdüler. Bu yüzden, büyük günde, kıyamette, herkesin delillerle, şâhitlerle hesaba çekilmesi sebebiyle, vay inkârda ısrar edenlerin, küfre saplanan Ehlikitab’ın başına geleceklere!
38. Bizim huzurumuza yargılanmaya gele-cekleri gün ne dehşetli şeyler işitecekler, ne dehşetli şeyler görecekler. Fakat bugün zâlimler, müşrikler ilâhî kelâmı, doğru bilgileri tahrif edenler, tamamen başlarına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindedirler.