CÜZ : 17 - SAYFA : 28 - SÛRE : 321 - ENBİYÂ : 58 - 72

58. Sonunda Ibrâhim onların büyük putlarının dışında, bütün putlarını paramparça etti. Büyük puta baş vururlar diye düşündü. 59. Onlar: “- Tanrılarımıza bunu kim yaptı. Kesinlikle o zâlimlerden, saygısızlardan biridir” dediler. 60. Bazıları: “- Ibrâhim denilen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk” dediler. 61. “- O halde onu halkın gözü önüne çıkarın. Olur ki, onu teşhis ederler” dediler. 62. Ibrâhim gelince: “- Bunu tanrılarımıza sen mi yaptın, ey Ibrâhim?” dediler. 63. “- Hayır. Bu işi onların büyüğü, şu büyük put yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara, şu yerdekilere sorun” dedi. 64. Bunun üzerine akılları başlarına gelerek mantıklı düşündüler. Birbirlerine dönüp: “- Siz, evet siz bu cansız putlara kulluk ve ibadet etmekle kendilerine haksızlık eden zâlim-lersiniz” dediler. 65. Sonra da eski kafalarına, eski inanç ve tar-tışmalarına döndüler. “- Sen bunların konuşmayacağını pekâlâ bili-yorsun” dediler. 66. Ibrâhim: “- Öyleyse, siz Allah’ı bırakıp kulları durumundaki, size hiçbir fayda sağlamayan, hiç za-rar veremeyecek olan putlara hâlâ tapacak mı-sınız?” dedi. 67. “- Size de, Allah’ı bırakıp, kulları durumun-dakilerden taptıklarınıza da yazıklar olsun. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?” 68. Bir kısmı, saray ileri gelenleri: “- Eğer bir şey yapmakta kararlı iseniz, şunu yakın da, tanrılarınıza yardım edin, öçlerini alın” dediler. 69. Biz: “- Ey ateş, Ibrâhim’e karşı serin, zararsız ve selâmet yeri ol” dedik. 70. Ona bir kötülük planı hazırlamak istediler. Fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar durumuna soktuk. 71. Onu da, Lût’u da, âlemler için, insanlar için kutsal kıldığımız topraklara ulaştırıp kurtardık. 72. Ona Ishak’ı bağışladık. Üstelik dileğinden de fazlasını, torun olarak Yâkub’u verdik. Her birini, dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi mü’-minler, sâlih kimseler olarak yetiştirdik.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa