CÜZ : 18 - SAYFA : 352 - SÛRE : 24 - NÛR : 11 - 20

11. Peygamberin eşine, bu ağır iftirayı atanlar, iffetsizlik suçlamasında bulunanlar, şüphesiz sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için kötü bir olay sanmayın. Aksine o sizin için hayırlı bir olaydır. Onlardan her bir kişiye, hür iradeleriyle bilerek işledikleri suçun-günahın karşılığı olan ceza uygulanacaktır. Onlardan elebaşılık yapıp, bu günahın, vebalin büyümesine yol açan kimse için de çok büyük bir azap vardır. 12. Bu iftirayı işittiğinizde, erkek ve kadın mü’-minlerin birbirleriyle ilgili hayırlı düşüncelerde, hüsnüzanlarda bulunarak: “- Bu apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?” 13. Iftiracıların da bu konuda dört görgü şâhidi getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki şâhitleri getiremediler, öyleyse onlar, Allah nezdinde ya-lancıların ta kendileridir. 14. Eğer dünyada ve âhirette, ebedî yurtta Al-lah’ın lütfu ve merhameti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi. 15. Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız, ciddi, kesin bilgiye dayalı delilinizin bulunmadığı şeyi, ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki, bunun doğurduğu günah ve zarar Allah katında çok büyüktür. 16. Onu duyduğunuzda: “- Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Hâşâ! Bu çok büyük bir iftiradır” demeli değil miydiniz? 17. Eğer inanmış insanlarsanız, Allah, bir da-ha buna benzer davranışları tekrarlamaktan sizi sakındırıp uyarıyor, sorumluluklarınızı hatırlatı-yor. 18. Allah âyetleri, şer’î hükümleri, üstün ahlâk kurallarını size açıklıyor. Allah işin iç yüzünü çok iyi bilir. Hikmet sahibi ve hükümrandır. 19. Iman edenler arasında büyük günahların, hayasızlığın, gayrimeşrû ilişkilerin, zinanın ku-ral-sınır tanımazlığın, cimriliğin, ahlâksızlığın yayılmasını isteyen kimseler, gruplar için dünyada da, âhirette, ebedî yurtta da can yakıp inleten müthiş bir azap vardır. Onların gerçek niyetlerini Allah bilir, siz bilemezsiniz. 20. Üzerinizde Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, Allah çok şefkatli ve merhametli ol-masaydı, haliniz nice olurdu?

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa