CÜZ : 19 - SAYFA : 369 - SÛRE : 26 - ŞUARÂ : 20 -39

20. Mûsâ: “- Bir yumruğun ölüme sebebiyet vereceğini bile-rek yapmışsam, o takdirde düzen, kural tanımayan-lardan, helâki hak edenlerden olurum” dedi. 21. “- Sizden korkunca aranızdan kaçtım. Rabbim bana hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra yetkisi, şeriat bahşetti. Beni özgürce sorumluluklarımı yerine getirmek üzere peygamberlikle görevlendirilenler arasına dahil etti.” 22. “- Şu, nimet sayarak başıma kaktığın şeylere bak, Isrâiloğulları’nı köle olarak hizmetinde kullan-manın, oğullarını boğazlamanın, ilâhî bir tecelli ile boğazlanmaktan kurtarılmamın neresi senin tarafın-dan bahşedilen nimet?” 23. Firavun: “- Âlemlerin bütün varlıkların Rabbi dediğin nedir?” diye sordu. 24. Mûsâ: “- Ilme, delile ve gerekçeye itibar eden, inanan kişiler olsanız, itiraf edersiniz ki, O, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki varlıkların ve imkânların yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbidir” dedi. 25. Firavun, etrafındakilere: “- Neler söylediğini işitmiyor musunuz?” dedi. 26. Mûsâ: “- Sizin Rabbiniz, önceki atalarınızın Rabbi” dedi. 27. Firavun: “- Size özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderilen Rasûlünüz kesinlikle cinlere mahkum olmuş biridir, delidir” dedi. 28. Mûsâ: “- Aklınız başınızdaysa, eşyanın hakikatini, kâi-natın yaratılışındaki nihai sebebi kavramışsanız eğer, doğunun, batının ve ikisi arasında bulunanların Rabbi” dedi. 29. Firavun: “- Benden başka tanrı edinirsen eğer, kesinlikle seni zindana kapatılanların arasına koyarım” dedi. 30 Mûsâ: “-. Sana hak peygamber olduğumu teyit eden apa-çık bir mucize getirmiş olsam da mı?” dedi. 31. Firavun: “- Iddianda doğru isen, dediğini yap, bakalım” de-di. 32. Mûsâ asâsını attı. Bir de ne görsünler, asâ, aşi-kâre bir ejderha oluverdi. 33. Elini koynundan çıkardı. Bir de ne görsünler! Bakanlara bembeyaz, ışıl ışıl göründü. * 34. Firavun, etrafındaki devlet büyüklerine: “- Bu, kesinlikle bilge bir sihirbaz” dedi. 35. “- Sizi, aklınızı etki altına alan sihiriyle toprakla-rınızdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?” 36. Onlar: “- Onu kardeşiyle beraber burada eğle. Şehirlere si-hirbazları toplamaya görevli adamlar gönder” dediler. 37. “- Bütün ünlü bilge sihirbazları getirsinler.” 38. Sihirbazlar, belli günün tayin edilen saatinde biraraya geldiler. 39. Halka: “- Haydi meydanda toplanmakta acele edin!” denildi.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa