

CÜZ : 19 - SAYFA : 371 - SÛRE : 26 - ŞUARÂ : 61 - 83
61. Iki topluluk birbirinin görüş alanına girince, Mûsâ’nın arkadaşları:
“- Kesinlikle bize yetişecekler, yakalanacağız” dediler.
62. Mûsâ:
“- Kesinlikle yetişemezler! Rabbim benimle beraber. Bana çıkış yolu gösterecektir” dedi.
63. Mûsâ’ya:
“- Asân ile denize vur” diye vahyettik. Mûsâ denize vurunca, deniz yarıldı. Hemen her su parçası koca bir dağ haline geldi.
64. Ötekileri, Firavun’un ordusunu da oraya yaklaş-tırdık.
65. Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtar-dık.
66. Sonra diğerlerini boğduk.
67 Bunlarda Allah’ın kudretine, ilmine, hikmet sa-hibi olduğuna işaretler, insanlar için ibretler vardır. Fakat onların çoğu iman edecek değildir.
68.. Rabbin, işte o kudretli, hükümran ve engin merhamet sahibidir.
* 69. “- Rasûlüm, onlara Ibrâhim’in kıssasını da anlat.”
70. Hani Ibrâhim babasına ve kavmine:
“- Neye tapıyorsunuz?” demişti.
71. Onlar:
“- Ağaçtan yontularak, metalden dökülerek yapı-lan heykellere, putlara tapıyoruz. Onlara ibadete devam edeceğiz” demişlerdi.
72. Ibrâhim:
“- Peki, ibadet ettiğinizde, yalvardığınızda onlar si-zi işitiyorlar, icabet ediyorlar mı?” demişti.
73. “- Size faydaları dokunuyor mu? Size zarar verebiliyorlar mı?”
74. Onlar:
“- Ama biz babalarımızı böyle yaparlarken gördük” dediler.
75. Ibrâhim:
”- Neye taptığınızı biraz olsun düşündünüz mü?” dedi.
76. “- Siz ve geçmiş atalarınız düşündünüz mü?”
77. “- Kesinlikle onlar benim düşmanımdır. Ben ancak âlemlerin, bütün varlıkların Rabbini ilâh tanır, candan müslüman olarak O’na bağlanır, saygıyla O’na kulluk ve ibadet ederim.”
78. “- O beni yaratan ve beni hidayete erdiren, başarıya ulaştırandır.”
79. “- Beni yediren, beni içirendir.”
80. “- Hastalandığım zaman bana şifa verendir.”
81. “- Ecelim gelince benim ölümümü gerçekleştiren, sonra beni tekrar diriltecek olandır.”
82. “- Herkesin, vahyedilen dinin, şeriatın, Islâmî sorumluluğun hesabını vereceği, yalnız ilâhi mevzu-atın yürürlükte olduğu gün, hatalarımı bağışlamasını umduğumdur.”
83. “- Rabbim, bana hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra yetkisi, şeriat ver. Beni dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi mü’minler, sâlihler zümresine kat.”