

CÜZ : 19 - SAYFA : 382 - SÛRE : 27 - NEML : 45 - 55
* 45. Andolsun ki,
“- Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin” demesi için, soydaşları-kardeşleri Salih’i, Semûd kavmine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Hemen birbiriyle çekişen iki zümre oluverdiler.
46. Sâlih:
“- Ey kavmim, iyilikten, devlet düzeninden önce, küstahça kötülüğü, anarşiyi istemekte niye acele ediyorsunuz? Inkârınızdan dolayı Allah’tan bağışlanma, koruma kalkanına alınma dilemiş olsaydınız, umulur ki merhametine mazhar olurdunuz” dedi.
47. Onlar:
“- Senin ve beraberinde olan kimselerin yüzünden, uğursuzluğa uğradık, kıtlığa maruz kaldık” dediler. Sâlih:
“Uğurlu ve uğursuz saydıklarınızın, hayır ve şerden paylarınızın, rızkınızın kendi iradî tercihlerinizin sonucu olacağı Allah katında yazılıdır. Belki siz, hayır ihsan edilerek, şerre maruz bırakılarak imtihana tâbi tutulan bir kavimsiniz” dedi.
48. O şehirde dokuz çete reisi vardı ki, ülkede bozgunculuk yapıyorlar, karışıklık çıkarıyorlar, iyilik, ıslah tarafına, din ve dünya işlerinin, sosyal iliş-kilerin düzeltilerek, geliştirilerek yaşanmasına hiç ya-naşmıyorlardı.
49. Çete reisleri bir araya gelip Allah adına birbirlerine yemin ettirdiler:
“- Gece, ona ve ailesine baskın yapalım. Hepsini öldürelim. Sonra da velisine, biz Sâlih ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğruyu söylüyoruz, diyelim” dediler.
50. Onlar böyle sinsi plan yaptılar, tuzak kurdular. Biz de, onlar farkında olmadan karşı planlar yaparak planlarını alt üst ettik.
51. Ibret nazarıyla bak, incele, sinsice kurdukları planlarının âkıbeti nasıl oldu? Onları da, kavimlerini de nasıl, toptan helâk ettik.
52. Işte, haksızlıkları, Allah yolunu, Allah yolunda-ki faaliyetleri engellemeleri, zulümleri yüzünden çök-müş evleri. Anlayış kabiliyeti olan, ders almak niyetine sahip bilgi toplumları için elbette bunda ibretler, uyarılar vardır.
53. Iman edenleri, Allah’a sığınıp, emirlerine yapış-maya, günahlardan arınıp, azaptan korunmaya, kul-luk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlük-lerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmaya, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmaya devam eden mü’minleri kurtarmamızda da ibretler, uyarılar vardır.
54. Lût’u da peygamber olarak kavmine gönderdik. Hani kavmine:
“- Göz göre göre, hâlâ o en büyük günahı işleyecek, o hayasızlığı yapacak, sapık ilişkilere devam edecek misiniz?” demişti.
55. “- Siz, ille de, helâl yoldan kadınlarla ilişkiyi bırakıp seviyesizlik yaparak şehvetle erkeklere mi yaklaşacaksınız? Doğrusu siz, sapıklığın doğuracağı felâketin, cezasının ne olduğunu bilmeyen, bilgiden muhakemeden uzak, ihtiraslı bir kavimsiniz.”