

CÜZ : 20 - SAYFA : 386 - SÛRE : 27 - NEML : 89 - 93 / SÛRE : 28 - KASAS : 1 - 5
89. Kimler işlediği iyi amellerle Allah’ın hu-zuruna gelirse, onlara daha iyisi verilir. Onlar, o gün, korkudan emin olurlar.
90. Kimler de, Rablerinin huzuruna işlediği kötü amellerle gelirse, cehennemde yüzleri ateşe sürtülür.
“- Yalnızca, amellerinizin karşılığını görecek-siniz” denir.
91. “- Ben ancak, burayı kutsal ve güvenli kı-lan, bu beldenin, Mekke’nin Rabbini ilâh tanı-makla, candan müslüman olarak O’na bağlan-makla, saygıyla O’na kulluk ve ibadet etmekle emrolundum. Her şey O’nundur. Bana, Islâm’ı yaşayan müslümanlardan olmam emrolundu.”
92. “- İnsanlara Kur’ân’ı okuyarak, tebliğ etmem, onları davet ve irşad etmem emrolundu.” Artık kim hür iradesiyle hak yolu tercih eder, İslâm’da sebat ederse, kendi iyiliği, kurtuluşu için hak yola girmiş, İslâmî hayatı yaşamış olur. Kimler de başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşır, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederlerse, onlara:
“- Ben sadece sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılardanım” diye bildir.
93. “- Allah’a hamdolsun. O size dünyada ezici kudretini, mü’minler eliyle başınıza getireceği felâketleri gösterecek, her tarafa duyuracak. Siz de başınıza gelecekleri biliyorsunuz. Rabbin, iş-lediğiniz amellerden habersiz değildir, mühlet verir, ihmal etmez” de.
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
28. KASAS SÛRESİ
88 âyettir.
Peygamberliğin 6-8. yıllarında Mekke’de nazil olmuştur.
85. âyetin Mekke ile Medine arasında,
52-55. âyetlerin Medine’de nâzil olduğu rivayet edilir
Adını 25. âyette geçen “kasas” kelimesinden almıştır.
Kasas, kıssalar demektir.
Sûrede, Hz. Musa’nın çocukluğu, mücadeleleri,
Tevhid ehlinin zaferi
ve dünya servetine güvenilmemesi anlatılmaktadır.
**********
SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
* 1. Tâ. Sîn. Mîm.
2. Bunlar, Allah, insan, kâinat ilişkilerini ve ilâhî düzeni açıklayan açık seçik, mükemmel, kutsal kitabın, Kur’ân’ın âyetleridir.
3. Iman edecek bir kavim için Mûsâ’nın Fira-vun ile yaptığı mücadelenin bir kısmını sana, gerçek şekliyle, doğru olarak anlatacağız.
4. Firavun, ülkesinde, Mısır’da, güçlenmiş, yükselmiş, azmış, diktatör olmuştu. Halkını bö-
lünmüş, sindirilmiş, baskı altına alınmış, birbiri-ne diş bileyen kapalı gruplar haline getirmişti. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, temel hak ve hürriyetlerini yok sayıyor, oğullarını bo-ğazlıyor, kızlarını ise öldürmeyip sağ bırakıyordu. Belli ki o, yeryüzünü fesada verenlerden, boz-gunculardandı.
5. Biz ise, o ülkede temel hak ve hürriyetleri yok sayılan güçsüzlere, baskıcı, zâlim idareler altında ezilenlere lütufta bulunmak, onları ön-derler olarak yetiştirmek, o topraklara vâris kıla-rak, ötekilerin yerine geçirmek, oraya hâkim ha-le getirmek istiyorduk.