CÜZ : 20 - SAYFA : 387 - SÛRE : 28 - KASAS : 6 - 13

6. O ülkede onları hâkim kılalım, kudret ve itibar sahibi yapalım; Firavun’a, Hâmân’a ve kurmaylarına onların eliyle, çekinmekte olduk-ları şeyi gösterelim, istiyorduk. 7. Biz Mûsâ’nın annesine: ”- Onu emzir. Kendisine zarar geleceğinden kaygılandığında, onu ırmağa, Nil’e bırak. Kork-ma, hüzünlenme. Biz onu tekrar sana vereceğiz. Onu özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberlerden biri olarak görevlendi-receğiz” diye ilham ettik. 8. Nihayet, Firavun ailesi onu buluntu bir çocuk olarak aldı. Sonradan, Mûsâ, onlar için bir düşman, bir üzüntü konusu olacaktı. Belli ki Firavun, Hâmân ve kurmayları yanılıyorladı. 9. Firavun’un karısı, sandığın içinden bir erkek çocuk çıkınca, kocasına: “- Benim de, senin de gözün aydın olsun. Mutluluk vesilesi geldi. Onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da, onu kendimize oğul ediniriz” dedi. Halbuki onlar, Mûsâ’nın eliyle sonlarının getirileceğini düşünemiyorlar, seze-miyorlardı. 10. Mûsâ’nın annesinin kalbi, gönlü, zihni bomboş, sabahı sabah etti. Eğer biz, va’dimize inananlardan olması için onunla kalben râbıta kurmamış, iradesini güçlendirmemiş olsaydık, kesinlikle onu ele verecekti. 11. Annesi, Mûsâ’nın ablasına: “- Onun peşini takip et” demişti. Ablası, onlar farkına varmadan, özlemini duyarak uzaktan kardeşini gözetliyoırdu. 12. Biz Mûsâ’ya, annesinden önce, süt anne-lerin sütünü emmeyi yasakladık. Ablası: “- Onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek, hem de ona can ü yürekten bakacak bir aileyi size göstereyim mi?” dedi. 13. Böylelikle biz onu, gözü aydın olsun, mutlu olsun, hüzünlenmesin, Allah’ın va’dinin doğru, gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri verdik. Fakat yine de onların pek çoğu bunu bil-mezler.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa