

CÜZ : 20 - SAYFA : 391 - SÛRE : 28 - KASAS : 36 - 43
36. Mûsâ onlara apaçık mûcizelerimizi getirin-ce:
”- Bunlar olsa olsa, aklı etki altına alan uy-durulmuş sihirdir. Biz, önceki atalarımız arasında böyle şeylerin olduğunu işitmemiştik” dediler.
37. Mûsâ:
“- Rabbim, kendi katından kimin hidâyet, hak yolu aydınlatıcı bilgiler getirdiğini, dünyadaki övgüye lâyık hayatın, ebedî âlemdeki hayırlı âkıbetin kime nasip olacağını, sonunda bu yurdun hâkimiyetinin kime kalacağını iyi bilir. Gerçek şu ki, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, insanları köle olarak kullanmaya, inkâra, isyana devam eden zâlimler, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eremezler” dedi.
38. Firavun:
“- Ey soylular, sizin benden başka bir tanrınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân, benim için, tuğla ocağındaki ateşi yak, tuğla imal et. Bana bir kule yap. Mûsâ’nın ilâhı ile ilgili bilgi sahibi olayım. Onun kesinkes yalancılardan olduğunu düşünüyorum” dedi.
39. O ve kurmayları, ülkelerinde hak et-medikleri halde büyüklük taslayıp serkeşlik, zorbalık ve diktatörlük ederek iktidarda kaldı-lar. Bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekil-miyeceklerini zannettiler.
40. Onu, askerî erkânını ve ordusunu ya-kaladık, cezalandırdık, denize attık. Ibret naza-rıyla bak, incele, inkârda, isyanda, baskı, zu-lüm ve işkenceyle, temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri en-gellemede, insanları köleleştirmekte devam eden zâlimlerin, müşriklerin âkıbeti nasıl oldu?
41. Onları, insanları ateşe davet eden, sürük-leyen öncüler haline getirdik. Kıyamet günü, on-lar yardım görmeyecekler.
42. Bu dünyada onları arkalarından lânet okunur hale getirdik. Onlar Kıyamet gününde de, kötülenmişler arasındadır.
* 43 Andolsun biz, önceki nesilleri yok ettikten sonra, Mûsâ’ya, insanların iyiliği, kurtuluşu için önlerini aydınlatan, ufuklarını açan, güven sağlayan, basiretleriyle anlayabilecekleri âyetleri içeren, bir hidayet rehberi ve rahmet olarak kutsal kitabı vermiştik. Umulur ki, düşünüp öğüt alırlar.