CÜZ : 20 - SAYFA : 394 - SÛRE : 28 - KASAS : 60 - 70

60. Size verilen değerli şeyler, dünya hayatının geçim vasıtası, zevki, süsü ve depdebesidir. Allah katındakiler daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ buna aklınız ermeyecek mi? * 61. Şu halde, kendisine güzel vaatlerde bu-lunduğumuz, ardından o nimetlere kavuşan kimse, sırf dünya hayatının geçici zevku safa-sını yaşattığımız, sonra da Kıyamet gününde cezalandırmak için huzurumuza ihzarlı getiri-lenler arasında bulunan kimse gibi midir? 62. Kıyamet günü, Allah’ın böylelerine sesle-neceği gündür. “- Ilâhlığımda, otoritemde, mülkümde, tasar-ruflarımda benim ortaklarım olduklarını iddia et-tikleriniz, hani, nerede?” diye soracaktır. 63. Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sa-hipken, sana ve Kur’ân’a itibar etmedikleri için, aleyhlerinde gerekçeli hükümleri gerçekleşmiş olan liderler, güç ve iktidar sahipleri: “- Rabbimiz, şunlar bizim azdırdığımız kim-selerdir. Biz nasıl azmışsak, onları da öylece az-dırdık. Onların suçlarıyla ilgimiz olmadığını arz eder, sana sığınırız. Onlar, aslında, bizlere de tapmıyorlardı” derler. 64. Onlara: “- Ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasar-ruflarında Allah’a ortak saydığınız varlıkları ça-ğırın” denilir. Onlar da çağırırlar. Fakat, kendile-rine cevap vermezler ve karşılarında azâbı görürler. Ne olurdu, dünyada iken doğru yolu tercih etselerdi! 65. Kıyamet günü, Allah’ın onlara sesleneceği gündür: “- Özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirilen peygamberlerin davetlerine nasıl icabet ettiniz” diyecektir. 66. O gün, işledikleri günahlar için, bir mazeret bir açıklama getirme yönünde, önlerindeki bütün haber kanalları kapanmıştır. Birbirlerinden de bir talepte bulunamayacaklar, olup bitenleri de artık birbirlerine soramayacaklar. 67. Fakat geçmişin kirlerinden arınarak tevbe ederek iman edip gevşekliği bırakarak, hâlis niyet ve amaçlarla, Islâm esaslarını, Islâmî düzeni hayata geçiren, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayan, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileş-tirmeye ön ayak olan, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyen, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mut-luluğa erenler arasında olmayı umabilir. 68. Rabbin, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olanları yaratır. Kâinatta mevcut akıllı ve sorumlu varlıkları, mahlûkatı, cemâdâtı, imkânları, kurulmuş dü-zenleri ve tedbirleri O seçer. Insanların da seçme ve tercih hakları vardır. Yüceler yücesi olan Al-lah ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruf-larında onların kendisine koştukları şirkten mü-nezzehtir. 69. Rabbin, onların gönüllerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. 70. O Allah’tır, Allah. Hak ilâh yalnızca O’dur. Başlangıçta da, âkıbette de, dünyada da, âhirette, ebedî yurtta da hamd-övülmek, şükredilmek O’nun hakkıdır. Hükümranlık, yargı ve icra O’na aittir. O’nun huzuruna getirilerek hesaba çekileceksiniz.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa