CÜZ : 21 - SAYFA : 404 - SÛRE : 29 - ANKEBÛT : 53 - 63

53. Senden, küstahça azâbı çabucak getirme-ni istiyorlar. Eğer tayin edilmiş bir vâde olma-saydı, azap elbette onlara gelip çatmıştı. Onlar farkında olmadan elbette ansızın gelecektir. 54. Evet senden küstahça âcilen dünyada kendilerini cezalandırmanı istiyorlar. Şüpheleri olmasın, cehennem kulluk sözleşmesindeki or-tak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve so-rumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri abluka altına almış-tır. 55. Azâbın, onları üstlerinden ve ayaklarının altından saracağı gün, Allah onlara: “- Işlemeye devam ettiğiniz amellerinizin ce-zasını tadın” diyecektir. 56. Ey iman eden, beni ilâh tanıyan, candan müslümanlar olarak benim şeriatıma bağlanan, bana boyun eğen, saygılı kullarım. Şüphesiz be-nim arzım, benim ülkem, bana ait olan yeryüzü geniştir. Hicret ederek güç ve gönül birliği yapıp, hürriyetlerinize ve devletinize sahip çıkın. Baskı-lara boyun eğmeyin, yalnız bana kulluk ve iba-det edin, yalnızca benim şeriatıma bağlanın, ba-na boyun eğin. 57. Her canlı, her nefis ölümü tadacaktır. So-nunda bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekileceksiniz. 58. Iman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, Is-lâm esaslarını, Islâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meş-rû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bol-laşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar ya- parak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işle-yenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları cennet konaklarına, köşklerine el-bette yerleştireceğiz. Böyle sorumluluğunu bile-rek amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir. 59. Onlar sabrederek mücadeleye devam eden kimselerdir. Yalnız Rablerine dayanıp güvenirler, işlerini Rablerine havale ederler. 60. Rızkını, yiyeceğini depolamayan, yanında taşımayan nice canlı var. Onların da, sizin de rız-kınızı Allah veriyor. Hakkıyla işiten, hakkıyla bilen O’dur. 61. Andolsun ki, onlara: “- Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı em-rine, kurduğu düzene boyun eğdiren kimdir?” diye sorsan, kesinlikle: “- Allah’tır” diyecekler. O halde nasıl haktan, Allah’ın birliğini tasdikten ayrılıp, bâtıla döndü-rülüyorsunuz?” 62. Allah, sünnetine, düzeninin yasalarına uy-gun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kullarından bazılarına rızkı bol bol ve- rir, bazılarına da ölçüyle, kısarak verir. Kesin-likle her şey Allah’ın ilmi, planı, iradesi dahilin-dedir. 63. Andolsun ki, onlara: “- Gökten su indiren, o suyla, ölümünün ar-dından yeryüzünü canlandıran kimdir?” diye sorsan, mutlaka: “- Allah’tır” diyecekler. “- Allah’a hamdolsun” de. Fakat onların ço-ğu söyledikleri söz üzerinde düşünmezler.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa