CÜZ : 21 - SAYFA : 406 - SÛRE : 30 - RÛM : 6 - 15

6. Bu Allah’ın va’didir. Allah va’dinden dön-mez. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler. 7. Onlar dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Âhiretten, ebedî yurttan ise, onlar hep gafildirler, habersizdirler. 8. Kendi kendilerine, Allah’ın gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları ve imkânları an-cak, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, he-saplı bir düzen içinde ve belirli bir süre için ya-ratmasının sebeplerini hiç düşünmüyorlar mı? Incelemiyorlar mı? Insanların bir çoğu Rable-rinin huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı gerçekten inkâr etmektedirler. 9. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin âkıbetlerinin nasıl ol-duğuna ibret nazarıyla bakmıyorlar mı? Incele-miyorlar mı? Onlar kendilerinden daha güçlü idiler. Toprağı sürmüşler, maden ocakları açmış-lar, bacalar tüttürmüşler, kendilerinin imar ettik-lerinden daha çok imar faaliyeti yapmışlardı. Rasülleri onlara açık seçik delillerle, mûcizeler-le gelmişlerdi. Allah onlara zulmedecek değildi. Fakat onlar kendilerine, birbirlerine zulmetmek-teydiler. 10. Bir kez daha ifade edelim: Kötü icraatlar yapmayı planlı hale getirenlerin, kötülük yap-makta, işlerini kötü yapmakta, günah işlemekte, isyanda, inkârda ısrar edenlerin, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenlerin âkıbetleri ne dehşet verici oldu. Çünkü Allah’ın âyetlerini yalanlamışlardı, onlarla alay ediyorlar-dı. * 11. Allah mahlûkatı başlangıçta yaratıyor, ya-ratmaya aralıksız devam ediyor, ölümden sonra yeniden diriltecek. Sonra O’nun huzuruna gö-türülerek hesaba çekileceksiniz. 12. Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, Islâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme su-çu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar, ümitsizlik içinde susacaklar. 13. Ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasar-ruflarında Allah’a ortak koştukları varlıklardan kendilerine aracılar, şefaat edenler olmayacaktır. Zaten onlar ortak koşulduklarını da inkâr edecek-lerdir. 14. Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, işte o gün, mü’minlerle kâfirler birbirlerin-den ayrılacaklar. 15. Iman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, Is-lâm esaslarını, Islâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bol-laşmasını sağlayanlar, yerinde haklı çıkışlar ya- parak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyen-ler, işte onlar cennet bahçelerinde nimetlere ve sevince mazhar olacaklar, güzel sadâlar, nağme-lerle zevke dalacaklar.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa