

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
31. LOKMÂN SÛRESİ
34 âyettir.
4. âyet Medine’de, diğerleri
Peygamberliğin 3. yılında Mekke’de nazil olmuştur.
Hz. Lokman’ın kıssasını anlatır..
**********
SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
* 1. Elif. Lâm. Mîm.
2. Bunlar hikmetlerle dolu, hükümranlık sağ-layan muhkem, mükemmel, kutsal kitabın, Kur’ân’ın âyetleridir.
3. Kur’an iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davra-nışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yan-
sıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyi-liğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan Kur'an esaslarını benimseyerek yeryüzüne hâkim olan sâlih kullara dahil olan müslüman liderler, askerî erkân, idareciler müslümanlar için bir hidayet kaynağı - hidayet rehberi ve rahmettir.
4. Onlar namazı erkânına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenler, âhiretin, ebedî yurdun varlığını delilleriyle, gerekçeleriyle bilerek kesinlikle inananlardır.
5. Onlar, Rablerinin kitap ve peygamberle gösterdiği hidayet yolunda yürüyen, sorumluluk yüklenen, faaliyet gösteren erlerdir. Onlar, işte onlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
6. Bilgisizce insanları Allah yolundan, Is-lâm’dan uzaklaştırmak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağlayarak, başlarına buyruk hale getirmek, sonra da âyetlerimizi alay konusu yapmak için parayla şarkıcı kadınlar, hokkabazlar, boş gevezelik eden kimseler getirenler var. Işte onlara alçaltıcı, zillete düşüren rûhî bir azap vardır.
7. Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman sanki bunları işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak, serkeşlik, zorbalık ederek yüz çevirip engelleme tedbirleri alırlar. Sen de onlara can yakıp inleten müthiş azâbın, derilerini kavuran ateşin haberini ver.
8. Iman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, Is-lâm esaslarını, Islâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meş-rû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler için nimetleri bol cennetler vardır.
9. Orada ebedî yaşarlar. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleştireceği bir va’didir. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümran olan O’dur.
10. Allah gökleri, görebildiğiniz direkler koy-madan, denge ve çekim kanununu işleterek ya-rattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzüne ağır baskılı, oturaklı, derin temellere dayalı dağlar yerleştirdi. Ve orada her çeşit canlının üremesini sağlayıp yaygınlaştırdı. Biz gökten su indirdik, her faydalı bitkiden çift çift yetiştirdik.
11. Işte bunlar Allah’ın yarattıklarıdır. Onun dışında kulları durumundakilerin ne yarattığını bana gösterin. Doğrusu isyan ile, inkâr ile, şirk ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faa-liyetleri engelleyerek, birbirlerine, kendilerine zulmedenler, tamamen başlarına buyruk bir ha-yat, büsbütün bir ahmaklık, dalâlet ve bozuk düzen içindeler.