

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
37. SÂFFÂT SÛRESİ
182 âyettir.
Peygamberliğin 3-7. yıllarında Mekke’de nazil olmuştur.
Sâffât, saf tutan melekler mânâsınadır.
Sûrede Allah'ın bir olduğu gerçeği anlatılmaktadır.
**********
SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
* 1. Tesbih ederek saflar halinde dizilip emir bekleyenlere, saflar halinde dizip emir bekletenlere andolsun.
2. Emirler yağdırarak sevk ve idare edenlere, iyiliği emredip, kötülüğü yasaklayanlara andolsun.
3. Övünç kaynağı Kur’ân’ı okuyanlara, uygulayanlara zikir meclislerinde bulunanlara öğüt verenlere andolsun.
4. Tanrınız, ilâhınız birdir.
5. O, göklerin, yerin, ikisi arasındaki varlıkların ve imkânların yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbidir, güneşin doğduğu (ve battığı) yerlerin Rabbidir.
6. Biz dünya semâsını, zinetlerle, yıldızlarla, gezegenlerle süsledik.
7. Semâyı, uzayı, mütemadiyen bozgunculuk ve kötülük yapan her türlü şeytandan, şeytanî güçlerden koruduk.
8. Onlar yüce melekler meclisini dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
9. Her taraftan uzaklaştırılırlar. Onlar ardı arkası kesilmeyen cezaları hak etmişlerdir.
10. Ancak bilgi sızdıranlar, uzaya kulak verip bilgi hırsızlığı yapanlar var. Bu sebeple hiç fırsat vermeden, göğü yere doğru yırtarak akan kor halindeki alev yalımları onların peşlerini takip eder, işlerini bitirir.
11. Şimdi inkâr edenlere sorarak cevap iste:
“- Onları yeniden yaratmak mı, yoksa bizim yaratmaya devam ettiklerimizi yaratmak mı daha güç?” Biz onları cıvık, yapışkan bir çamurdan yarattık.
12. Doğrusu sen, Allah’ın kudretine hayranlıkla; yeniden diriltilmeyi inkârlarına şaşkınlığı bir arada yaşıyorsun, onlar da alay ediyorlar.
13. Onlara tebliğ edildiği, öğüt verildiği zaman, öğüt de almazlar.
14. Muhammed’in hak peygamber olduğu ile ilgili bir mûcize delili, Kur’an’ı gördükleri zaman da alaya alırlar.
15. Bir de:
“- Bunlar, kesinkes aklı etki altına alan apaçık büyüleyici sözler” dediler.
16. “- Öldüğümüz zaman, toprak ve kemik yığını haline geldiğimiz zaman mı, biz mi tekrar diriltilecek-mişiz?”
17. “- Önceki atalarımız da mı tekrar diriltilecek-miş?”
18. Onlara:
“- Evet, sizler, hem de aşağılanarak, hakaret edilerek diriltileceksiniz” de.
19. “- Diriltmek için kesinlikle bir tek emir, bir komut yetecek. Derhal onların gözleri açılacak.”
20. “- Vâh! Eyvah bize! Bugün herkesin, vahyedilen dinin, şeriatın, İslâmî sorumluluğunun hesabını vereceği, yalnız ilâhî mevzuatın yürürlükte olduğu mükâfat ve ceza günüdür.” diyecekler.
21. “- Bu gün, yalanlamaya devam ettiğiniz, mükâ-fata nail olanla cezaya müstehak olanların muhakeme ile hesapların görülüp kesin hükümlerin verileceği gündür.”
* 22 “- Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenleri, hakka riayet etmeyenleri ve haksızlığı alışkanlık haline getirenleri, müşrikleri, dostlarını, yârenlerini ve taptıkları putları toplayıp mahşere getirin!”
23. “- Allah’ı bırakıp kulları durumundakilerden taptıklarını toplayın. Hepsine kaynayan köpüren cehennemin yolunu gösterin.”
24. “- Durdurun onları. Sorguya çekilecekler.”