CÜZ : 24 - SAYFA : 464 - SÛRE : 39 - ZÜMER : 41 - 47

41. Biz bu kitabı sana, sorumluluklarını tevdi etmek üzere gerekçeli, hikmete dayalı toplumda hakça düzeni gerçekleştirmen, insanların iyiliği, kurtuluşu için indirdik. Artık kimler hür iradeleriyle hidayeti tercih eder, İslâm’da sebat ederlerse, kendi iyilikleri, kurtuluşları için bunları yapmış olur. Kimler de başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşır, dalâleti, bozuk düzeni helâki tercih ederlerse, yalnızca kendi felaketlerini hazırlamış, kendileri zarara, ziyana uğramış olur. Sen Allah’a karşı onları savunmaya, Allah adına da onlar üzerinde zor kullanmaya memur değilsin * 42. Allah, insanların ölümleri anında ruh-larını alarak ölümlerini gerçekleştirir. Ölmeyenin uykularında ruhlarını alarak ölü gibi uyutur. Uykuları sırasında, ölümlerine hükmettiği ruhları kudret elinde tutar, diğerlerini de belirli vâdeye kadar serbest bırakır. Gelişmeye devam eden, tefekkür-düşünme ağına sahip, faydalı sonuçlar elde edebilen toplumlar için, bunda Al-lah’ın sınırsız kudretini, kurduğu düzeni, yüce hikmetini gösteren âyetler, deliller var. 43. Yoksa onlar, Allah’ın dışında, Allah’ın sıfatlarına benzer sıfatlar uydurdukları varlıkları, Allaha eş, ibadete lâyık aracı tanrılar mı edindiler? “- Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi, onları ibadete lâyık, Allah’a eş aracı tanrılar edineceksiniz?” de. 44. “-Benzersiz-eşsiz sıfatlarla tek başına kudret ve tasarruf kullanmak, bütün şefaat edenler ve edilenler konusunda rıza gösterme, melekut aleminde ilgililerin tamamını yetkilendirme, ara- cısız kulluk ve ibadetlerin tümüne liyakat, (izniyle şefaat etme, talimatlarıyla kainatta görev- lendirme dışında) her iş ve oluşta her türlü hayra vesile olmak, yalnız Allah’a aittir. Çünkü göklerin, yerin mülkü ve hükümranlığı O’nun elindedir. Üstelik O’nun huzuruna götürülüp hesaba çekileceksiniz” de. 45. Allah’ın birliğinden bahsedilince âhirete, ebedî yurda inanmayanların yürekleri burkulur, akılları karışır, ruhları sıkılır. Allah’ın dışında, bir değer ifade etmeyen derekedeki putlardan bahis açılınca, hemen yüzleri güler. 46. “- Allahım, ey gökleri ve yeri yaratan! Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilen! Kullarının ihtilâfa, ihtilâf çıkarmaya devam ettikleri, çarpıttıkları, imandan uzaklaştıkları konularda, aralarında, sen, yalnız sen hüküm vereceksin” de. 47. Eğer yeryüzündekilerin hepsi ve onunla birlikte bir misli daha, baskı, zulüm ve işken-ceyle, temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimle-rin, müşriklerin, âsilerin, inkârcıların, hakka riayet etmeyenlerin, haksızlık edenlerin olsaydı, Kıyamet gününde o dehşetli azaptan kurtulmak için elbette bunların hepsini feda ederlerdi. Ne var ki, hiç hesaba katmadıkları şeyler, korkunç gazaplar, azaplar Allah tarafından karşılarına çı-karılır.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa