

CÜZ : 24 - SAYFA : 477 - SÛRE : 40 - ĞÂFİR : 78 - 85
78. Andolsun, senden önce de özgürce so-rumluluklarını yerine getirmek üzere görevli Rasüller gönderdik. Içlerinden kıssalarıyla sana anlattıklarımız var. Yine onlardan sana anlat-madıklarımız da var. Hiçbir Rasül, Allah’ın izni, emri ve iradesi olmaksızın herhangi bir âyeti, hak peygamber olduğu ile ilgili mûcizeyi kendiliğinden getirmez. Allah’ın planı icra edi-lirken de, hakkaniyetle, adâletle icraat yapılır. O zaman bâtıl yolda gidenler, bâtılın hâkimiyetini temin için hakkı baskı altında tutan güç ve iktidar sahipleri, hüsrana uğrayacaklardır.
* 79. Allah, bir kısmına binesiniz, bir kısmının da etinden yiyesiniz diye sizin için hayvanlar yaratandır.
80. Onlarda, sizin için daha birçok faydalar vardır. Gönüllerinizdeki bir arzuya, bir ihtiyacı-nıza, onların üzerinde, onlara binerek ulaşırsı-nız. Hayvanların üzerinde ve gemilerde taşınır-sınız, yüklerinizi taşırsınız.
81. Allah size âyetlerini, kudretinin ve birli-ğinin delillerini gösteriyor. Şimdi Allah’ın âyet-lerinden hangisini inkâr edersiniz?
82. Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin, boylarınca günaha, isyana, küfre batmış milletlerin âkıbetlerinin nasıl olduğuna ibret nazarıyla bir baksınlar, incele-
sinler. Öncekiler bunlardan daha çoktu, daha kudretli, kuvvetliydi, daha çok, daha sağlam eserleri vardı. Kazanmaya devam ettikleri ser-vetler ve mallar, taptıkları putlar, yaptıkları hile-ler, kendilerini kurtaramadı.
83. Rasülleri onlara apaçık bilgiler, delillerle gelince, onlar kendilerinde bulunan beşerî bilgiye güvendiler. Onu alaya aldılar. Alaya almaya devam ettikleri şeyin gücü onları kuşatıverdi, işlerini bitirdi.
84. Hışmımızı, azâbımızın şiddetini gördükleri zaman:
“- Allah’a iman ettik. Ilâhlığında, otoritesin-de, mülkünde, tasarruflarında O’na ortak koştu-ğumuz şeyleri, terkettik, inkâr ettik” derler.
85. Fakat azâbımızı gördükten sonraki imanları kendilerine fayda sağlamayacaktır. Allah’ın kul-larıyla ilgili süregelen uyguladığı âdeti, sünneti, ceza kanunu budur. Işte o zaman kulluk söz-leşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler hüsrana uğrayacaklar.
.