

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
44. DÜHÂN SÛRESİ
59 âyettir.
15. âyeti Medine'de, diğerleri
Peygamberliğin 4. yılında Mekke’de nazil olmuştur.
Adını 10. âyette geçen kelimeden almaktadır.
**********
SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
* 1. Hâ. Mîm.
2. Allah, insan, kâinat ilişkilerini ve ilâhî dü-zeni açıklayan apaçık mükemmel, kutsal kitaba, Kur’ân’a andolsun.
3. Biz onu, Kur’ân’ı kutsal, hayırlı, bereketli bir gecede indirdik. Biz, Kur’an ile insanları, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarı-yoruz.
4. O gece, hükümranlığımız altındaki bütün planların, hükümlerin, icraatların, ilâhî düzenin hikmete dayalı envanteri çıkarılır, ilgili meleklere iletilir.
5. Planlar, kararlar, icraatlar nezdimizden ve-rilen emirlerle ayrılır, ilgili melekler görevlen-dirilir ve ilâhî düzen sağlanır. Biz peygamberle-re, meleklerle vahiyler, kitaplar göndermeye devam ettik.
6. Rabbinden rahmet olarak vahiyler, kitaplar gönderdik, rahmet peygamberleri görevlendirdik. Doğrusu, her şeyi işiten, her şeyi bilen, hakkı,doğruları insanlara duyuran ve bildiren O’dur.
7. Ilme, delile ve gerekçeye itibar ettiğiniz, imandan nasibiniz olduğu sürece, kitaplar, va-hiyler, peygamberler, göklerin, yerin ve ikisinin arasındaki varlıkların ve imkânların yaratıcısı, düzeninin hâkimi Rabbinden bir rahmettir.
8. Hak ilâh yalnızca O’dur. Hayat verir, ya-şatır, eceller gelince de ölümü gerçekleştirir. Si-zin Rabbinizdir, önceki atalarınızın Rabbidir.
9. Fakat kâfirler, bir şüphe içinde oynayıp eğ-leniyorlar.
10. Şimdi sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
11. Gök insanları bürüyecek bir duman geti-recek. Işte bu can yakıp, inleten müthiş bir azaptır.
12. O gün insanlar felâketi görünce:
“- Ey Rabbimiz, bu azâbı bizden kaldır. Artık biz iman ediyoruz” derler.
13. Onlar için ibret almak, bellemek ne kadar uzak bir mesele. Azâbın kaldırılmasından önce daha büyük ikazlar görmüşler, iman etmemiş-lerdi. Üstelik kendilerine hak dini, şeriatı açık-layan bir de Rasül gelmişti.
14. Sonra onlar, peygamberden uzaklaştılar, halkı yönlendirmek için Peygambere:
“- Bu, cinlere mahkûm olmuş, öğretilmiş delidir” dediler.
15. Biz, o azâbı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka, eski halinize dönersiniz.
16. Biz, büyük bir güçle, şiddetle sıkarak ya-kalayacağımız gün, kesinlikle lâyık olduğunuz cezayı veririz.
17. Andolsun, onlardan önce, biz, Firavun’un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara asâletli, değerli bir Rasül, Mûsâ gelmişti.
18. “- Esaretiniz altındaki Allah’ın kullarını, Isrâiloğulları’nı, temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasına son vererek, davetime icabet edebilmeleri ve iman etmeleri için bana gönderin. Ben size tebliğ görevi ile gönderilmiş, güvenilir bir Rasûlüm” diyordu.