29. Muhammed, Allah’ın ilâhî hükümleri ic-raya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasûlüdür. Onunla beraber bulunanlar, müslümanlar, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere karşı güçlü, kararlı ve tavizsiz, başları dik, ara-larında engin merhamet sahibidirler. Onları, Hakk’a ve tevhîde yönelenler, cemaatle namaz kılanlar, saygıyla Allah’ın emirlerine itaat ederek İslâmî faaliyetlere, kamu hizmetlerine katılanlar, secde edenler olarak görürsün. Allah’ın lütfunu ve O’nun rızasını, rızasına ulaşma mertebesini isterler. Yüzlerindeki secde izlerinden tanınırlar. Bu onların, yazılı ve şifahî bilgileri, sünneti içeren Tevrat’taki vasıflarıdır. Incil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar, filizini yarıp çıkarmış, gittikçe kuvvetlenerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş çiftçilerin hoşuna giden ekine benzer. Allah böylece, onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah mü’minlerden, imanda kemale erip, hâlis niyet ve amaçlarla, Islâm esaslarını, Islâmî düzeni hayata geçirenlere, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlara, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlara, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlere koruma kalkanı, bağışlanma ve büyük bir mükâfat va’detmiştir. - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

49. HUCURÂT SÛRESİ

18 âyettir.
Hicretin 6-9. yıllarında Medine’de nazil olmuştur.
Mü'minlere görgü kurallarını
ve ahlâkî davranışları öğretmektedir. *

**********

SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -


* 1. Ey iman nimetine kavuşanlar, kendi düşüncelerinizi, kararlarınızı, şahsî işlerinizi Allah ve Rasûlünün emrinin, hükmünün, Kur’ân’ın, sünnetin önüne geçirmeyin. Kur’an esaslarını benimseyip, yeryüzüne hâkim olan salih kullara dahil olarak Allah’ın emirlerine muhalefetten korunun. Allah her şeyi işitir, duyurur, her şeyi bilir. 2. Ey iman nimetine kavuşanlar, seslerinizi, peygamberin sesinden daha fazla yükseltme-yin. Birbirinizle konuştuğunuz gibi, peygamberle ölçüsüz davranarak konuşmayın. Yoksa, siz farkına varmadan, işlediğiniz bilinçli amelleriniz boşa gider. 3. Ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur Allah’ın tek yetkili Rasûlünün huzurunda, seslerini alçaltarak zerafetle, nezaketle konuşanlar, Allah’ın kalplerinin, kafalarının takvâ esaslarını - Kur’an esaslarını hayata geçirme anlayışına erip eremediklerini, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olup olamadıklarını imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için koruma kalkanı, bağışlanma ve büyük mükâfatlar vardır. 4. Hücre-i saadetlerin, evlerinin arkasından sana “Ey Allah’ın rasûlü” diyecekleri yerde, ba-ğıra çağıra isminle seslenenlerin çoğu aklı kıt, düşüncesiz kimselerdir.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa