CÜZ : 26 - SAYFA : 520 - SÛRE : 50 - KAAF : 16 - 35

* 16. Andolsun, insanı biz yarattık. Nefsinin, kendisine fısıldadıklarını, kötülüğe teşvik tel-kinlerini biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız. 17. Görevli, koruyucu, zabıt kâtibi iki melek, insanın iyilik ve kötülük adına işlediği bütün amellerini kaydeder. 18. Insanın ağzından çıkan her söz ve işlediği ameller, kesinlikle, yanında kendisine gözcülük eden ve hazır bulunan zabıt kâtibi melek tara-fından, zapta geçirilir. 19. Kurulu ilâhî düzenin gereği, varlığında şüphe olmayan hak ilâh Allah’ın icraatıyla ölüm sarhoşluğu gerçekleştiği zaman: “- Işte ey insan, bu senin öteden beri kaçtı-ğın şeydir” denir. 20. Sûra üfürülür. Işte bu, tehdidin gerçekleşme günüdür. 21. Herkes, yanında bir zaptiye, bir şâhitle be-raber gelir. 22. “- Böyle bir günü tasavvur edemiyordun, gaflet içindeydin. Işte biz senin perdeni kal-dırdık. Bugün artık gözün, aklın, dünyada in-kâr ettiklerini görecek, kavrayacak kadar kes-kindir.” 23. Beraberindeki melek: “- Işte, yanımda amel defteri hazır”der. 24. Allah iki meleğe: “- Haydi, her inatçı kâfiri, nankörü cehenneme atın!” buyurur. 25. “- Hayra, hayırlı işlere, Kur’an öğretimine, Kur’an hükümlerine, Kur’an ilkeleriyle yaşama-ya, Islâm’a, müslümanlara bütün güçleriyle en-gel olanları, azgınları, saldırganları, insanları şüpheye düşürerek güven ortamını bozanları, hak kitaba, Kur’ân’a karşı suizanları-art niyetleri ile beslenen şüphecileri atın.” 26. “- Allah ile beraber başka ilâh edineni atın. Onu dehşetli azâba ikiniz birlikte atın.” 27. Onun arkadaşı şeytan: “- Ey Rabbimiz, ben onu azdırmadım. Fakat kendisi tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindeydi” der. 28. Allah: “- Huzurumda çekişmeyin. Ben size önceden tehdidimi, ikazımı yapmıştım” buyurur. 29. Bizim nezdimizde, verilen karar değişti-rilmez. Bizim kararımızın yerini de hiçbir karar tutmaz. Ben kullara asla zâlimce davranmam. * 30. Cehenneme: “- Doldun mu?” diyeceğimiz gün: “- Daha var mı?” der. 31. Cennet, Allah’a sığınıp, emirlerine yapı-şarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli dav-ranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlere yaklaştırılır. Zaten uzak da değildir. 32. Tevbe edip, Allah’a yönelen, emirlerine riâyet eden, şeriatını koruyan, vazifesine bağlı herkes için, işte va’dolunduğunuz Cennet. 33. Görmediği halde, saklı-gizli hallerinde, gı-yaben,saygı duyarak rahmet sahibi Rahman olan Allah’tan korkan, Allah’a yönelen, Allah’a kulluk ve ibadete düşkün bir kalp, bir akıl ile huzuruna gelen herkese, hepinize bu va’d. 34. Haydi selâm ile, selâmetle girin cennete! Işte bu ebedî hayatın başladığı gündür. 35. Orada, onlara Allah’ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, dünyadaki amelleriyle kazandıkları derecelerine göre, tercihlerini isabetli kullananlara diledikleri, canlarının çektiği her türlü nimet var. Nezdimizde, fazlası da var.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa