

CÜZ : 28 - SAYFA : 544 - SÛRE : 58 - MÜCÂDİLE : 7 - 11
* 7. Göklerdeki, yerdeki varlıkları, imkânları ve olayları Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde, dördüncüsü mutlaka Allah’tır. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde, altıncısı mutlaka O’dur. Bunlar az veya çok olsunlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlaka Allah onlarla beraberdir. Sonra Kıyamet günü, işledikleri amelleri birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekecektir. Her şey, Allah’ın ilmi, planı, iradesi dahilinde gerçekleşmektedir.
8. Fısıltı yayarak ortalık bulandırmaktan menedildikten sonra, ilâhî ilmin-hikmetin gereği kendilerine yasak edilen o tür davranışları yapmaya kalkışarak, bile bile günah işleme, zarar verme, düşmanlık ve Raûlüllah’a, sünnetine bağlılığı ve saygıyı terketme, emirlerine itaat etmeme, savsaklama ve rızasını gözetmeme hususunda gizlice konuşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman Allah’ın asla hoş görmeyeceği tarzda seni selâmlıyorlar. Kendi içlerinde de:
“- Bu söylediklerimiz yüzünden Allah’ın bize azap etmesi gerekmeyecek mi?” diyorlar. Cehennem onlara yeter. Onlar cehennemi boylayarak yanacaklar. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir!
9. Ey iman nimetine kavuşanlar, aranızda gizli konuştuğunuz zaman, bilerek günah işlemeyi, zarar vermeyi, düşmanlığı ve peygambere, sünnetine karşı gelmeyi birbirinize fısıldamayın. Iyiliği, insanlığı, müslümanlığı, takvâ esaslarını - Kur’an esaslarını hayata geçirerek korunmayı, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve
özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli dav-ranmayı, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayı, Allah’a sığınmayı, emirlerine yapışmayı birbirinize fısıldayın. Toplanıp mahşerde huzuruna getirileceğiniz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp azaptan korunun.
10. Fısıltı yayarak ortalık bulandırmak şeytan-dandır, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlardandır, şeytanî güçlerdendir. Iman edenleri üzmek için
böyle yaparlar. Allah’ın koyduğu düzenin yasa-larına uygun olarak iradesi tecellî etmeden, on-
lara hiçbir zarar da veremezler. Mü’minler, yal-nızca Allah’a dayanıp güvenirler, işlerini Allah’a havale ederler.
11. Ey iman edenler, kamu yararı için size:
“- Nefsinize ağır da gelse meclislerde yer açın, makam ve mevkileri boşaltarak liyâkatli olanla-rın öne geçmesine imkân tanıyın” denilince, yer açın ki, Allah sizin imkânlarınızı genişletsin, sizi hayırlara ve refaha kavuştursun, gücünüzü artırsın. Sizden imanda kemâle eren, kendilerine ilim verilen sorumluluk sahibi âlimleriniz tarafından:
“- Ibadet, cihad ve hayırlı işler için harekete geçin, ayaklanın, işgalcileri devirin” denilince, hiç vakit kaybetmeden harekete geçin ki, Allah içinizden imanda kemâle eren ve kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi ilim adamları-nızın dünyada ve âhirette rütbelerini ve ma-kamlarını yükseltsin. Allah işlediğiniz gizli-açık, amacına uygun, bilinçli bütün amellerinizden haberdardır.