CÜZ : 28 - SAYFA : 560 - SÛRE : 65 - TALÂK : 6 - 12

6. Iddetlerini bekleyen hanımlarınızı imkân-larınızın elverdiği ölçüde ikamet ettiğiniz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıştırıp, gitmelerini sağlamak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hâmile iseler, doğuruncaya kadar nafakalarını verin. Sizin adınıza çocuğunuzu emziriyorlarsa, onlara ücretlerini ödeyin. Çocuk konusunda, birbirinize danışarak, Kur’an ve sünnetin hükümlerine, meşrû, Islamî kurallarla örtüşen örfe, ilmî verilere, mü’minlerin tasvip ettiği, icrasında hayır gördüğü konulara, hakkaniyete uygun bir şekilde, karşılıklı anlayış göstererek birlikte karar verin. Eğer birbirinize güçlük çıkarırsanız, anlaşamazsanız, çocuğu babanın hesabına bir süt anne emzirecektir. 7. Eli geniş, imkanları bol olan, bol nafaka versin. Geçim darlığı çeken de, Allah’ın kendisine ihsan ettiği nimetlerin, imkânların bir kısmını nafaka olarak versin. Allah hiç kimseyi, verdiği nimetlerin ve imkânın üstünde yükümlü tutmaz, mükellef kılmaz. Allah her güçlüğün ardından bir kolaylık planlayıp hazırlar. * 8. Allah’ın ve Rasüllerinin koyduğu düzene, şeriata başkaldıran nice memleketleri, biz zorlu, ağır, çetin bir hesaba çektik. Onları görülmemiş bir ceza ile cezalandırdık. 9. Allah ve Rasûlünün ortaya koyduğu düzene, şeriata karşı uyguladıkları planlarının ce-zasını tattılar. Hayatları dünyada da, âhirette de hüsran ile neticelendi. 10. Allah onlara dehşetli bir azap hazırladı. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Ey iman eden akıl ve vicdan sahipleri, Allah size okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân’ı indirmiştir. 11. İman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri cehalet karanlıklarından, ilim nuruna çıkarmak için şer’î hükümleri, cezaları, ahlâkî kuralları, haklarınızı ve sorumluluklarınızı, Allaha kulluk görevlerinizi, birbirlerinize ve toplumlarınıza karşı mükellefiyetlerinizi, kainattaki ilâhî kanunları, ilâhî kudretin büyüklüğünü hâvî delilli gerekçeli âyetleri okuyarak, açıklayarak anlatan, sizin sorumluluğunuza tevdi eden bir Rasül gönderdi. Geçmişin kirlerinden arınarak Allah’a iman edeni, gevşekliği bırakarak hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçireni, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanı, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanı, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyeni, altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları cennet konaklarına koyacaktır. Allah onlara ne güzel rızıklar vermiştir. 12. Allah yedi kat göğü ve onların benzerini yer kürede yaratandır. Emir, ferman, plan, iş, düzen, tedbir bunların arasında cereyan eder. Allah’ın her şeye gücünün kudretinin yettiğini bilmeniz için bu yeter. Her şey Allah’ın ilmi, iradesi, planı içinde gerçekleşmektedir.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa