

CÜZ : 29 - SAYFA : 573 - SÛRE : 72 - CİN : 1 - 13
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
72. CİN SÛRESİ
28 âyettir.
Peygamberliğin 1-5. yıllarında Mekke’de nazil olmuştur.
**********
SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
* 1. “- Bana, cinlerden kalabalık bir ekibin Kur’ân’ı dinlediği, herkesi hayretler içinde bırakan, bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, okunan bir kitap, Kur’an dinledik, dedikleri vahyedildi” de.
2. “- Doğru, huzurlu ve aydınlık yola ileten bir
kitap. Biz o kitaba, Kur’ân’a iman ettik. Hiç kimseyi, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rabbimize asla ortak koşmayacağız.”
3. “- Şanı yüce olan Rabbimiz, sınırsız bir gücün, kudretin, imkânın sahibidir. Ne eş, ne de oğul-kız edinmiştir.”
4. “- Bizim beyinsizimiz, akılsızımız, Allah adına saçma sapan şeyler söylüyordu.”
5. “- Biz, insanların ve cinlerin Allah adına asla yalan uydurmayacağını, Allah’a iftira etmeyeceğini biliyorduk.”
6. “- Şu bir gerçek ki, insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlar, onların şımarıklıklarını artırırlardı.”
7. “- Onlar da, sizin zannetiğiniz gibi, Allah’ın hiç kimseyi asla peygamber olarak tek başına özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirmeyeceğini zannediyorlardı.”
8. “- Doğrusu biz göğü yokladık. Fakat onu güçlü koruyucular ve kor halinde akan alev yalımlarıyla dolu gördük.”
9. “- Halbuki daha önce, biz göğün bazı bölgelerinde, haber dinlemek için oturacak yerler bulup oturuyorduk. Fakat şimdi, kim bilgi hırsızlığı yapmak isterse, kendisini gözetleyen kor halinde akan alev yalımlarını karşısında buluyor.”
10. “- Yeryüzündeki akıllı ve sorumlu varlıklara kötülük mü yapılmak isteniyor, yoksa Rableri onlara huzurlu, aydınlık bir hayat mı diledi, bilemiyoruz.”
11. “- Bizden bir kısmı dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi, mü’min, sâlih kimseler. Bir kısmı da bunlardan aşağı seviyede. Biz hep farklı anlayış ve seviyede cemaatler halindeyiz.”
12. “- Biz yeryüzünde Allah’ı âciz bırakamayacağı-mızı, koyduğu kanunların dışına çıkarak yakamızı kurtaramayacağımızı, kaçarak da elinden kurtulamayacağımızı, anladık.”
13. “- Biz hidayet rehberi olan Kur’ân’ı, peygamberi işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, amellerinin değerinin düşürülmesinden, mükâfatının eksik verilmesinden, haklarına tecavüzden, zulüm ve haksızlık edilmesinden korkmaz.”