

CÜZ : 29 - SAYFA : 579 - SÛRE : 75 - KIYÂME : 20 - 40 / SÛRE : 76 - İNSÂN : 1 - 5
20. Dünyaya aldanmayın! Aslına bakarsanız, siz dünya hayatını, günlük geçici kazancı seviyorsunuz.
21. Âhireti, ebedî yurdu ihmal ediyor, bırakıyorsu-nuz.
22. O gün, ışıl ışıl parlayacak yüzler vardır.
23. Rabbine bakabilecek yüzler vardır.
24. O gün ekşiyen, kararan yüzler de vardır.
25. O gün, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratı-lacaklarını anlayacaklar.
26. Dünyayı âhirete nasıl tercih ederler? Can, boğaza dayandığı zaman, aranacaklar!
27. “- Kim tedavi edecek?” denilecek.
28. İşte o zaman, ayrılık vaktinin geldiğini sezer.
29. Dünyadan ayrılışın sıkıntısı ile ebedî âleme girişin tedirginliği içinde, bacaklar birbirine dolaşırken kefene sarılır.
30. O gün, yalnız Rabbinin huzuruna sevkiyat vardır.
* 31. Ne tasdik etti, ne sadaka verdi. Ne dua ve niyazda bulundu, ne peygamberi salât ü selâm ile andı, ne namaz kıldı, ne de namaz kılanlara katıldı.
32. Fakat peygamberi, Kur’ân’ı yalanladı, arkasını dönüp güç ve iktidarını kullanarak, halkı peygambere karşı yönlendirdi.
33. Sonra çalım satarak yandaşlarının yanına gitti.
34. Cezalandırılacağın günler yaklaştı, iyice yaklaştı.
35. Bir daha teyit edelim. Cezalandırılacağın günler yaklaştı, iyice yaklaştı.
36. İnsan kendisinin sahipsiz, sorumsuz, başıboş, kimseye hayrı dokunmaz bir halde bırakılacağını mı sa-nıyor?
37. İnsan, döl yatağına dökülen, bir plana dahil olan meniden bir katre, bir sperm, yumurta değil miydi?
38. Sonra ana rahmiyle bağ kurarak rahim duvarına yerleşen döllenmiş yumurta haline geldi. Allah onu insan biçiminde yarattı. Yaratılış amacına uygun olarak şekillendirdi.
39. İki cinsi, erkekleri ve dişileri oluşturan özellikleri (x ve y kromozomlarını) erkek menisinden hazırlayıp planladı.
40. Peki, bunu yapanın ölülere hayat vermeye gücü, kudreti yetmez mi?
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
76. İNSÂN SÛRESİ
31 âyettir.
Peygamberliğin 1-5. yıllarında Mekke’de nazil olmuştur.
**********
SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
* 1. İlk yaratılış evrelerinde, cihanda, henüz adı, sanı itibarı oluşmamış bir varlıkken, sınırsız zaman içinde belli bir süre geçti, insan cinsinin üzerinden.
2. Biz insanı, sorumluluklar yükleyerek imtihan etmek, hayra ve şerre karşı tutumunu denemek için, muhtelif kanallardan toplanan bir katre spermin, eşin yumurtasıyla uyum halinde birleşmesinden yarattık. Sonra onu işiten, gören ve düşünen bir varlık haline getirdik
3. Biz ona yolu, yöntemi gösterdik, doğru yolu aydınlatıcı bilgiler verdik. Ya şükreden mü’min bir kul olacak, ya nankör bir kul, azılı bir kâfir olacak.
4. Biz kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler, nankörler için zincirler, demir halkalar, körüklenen, alev püsküren, dehşetli cehennem ateşi hazırladık.
5. İyiler, kâmil insanlar, müslümanlar kâfur katılmış dolu bir kadehten içerler.