CÜZ : 3 - SAYFA : 46 - SÛRE : 2 - BAKARA : 265 - 269

265. Mallarını, Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla,
karşılık beklemeden, gönüllü harcayanların,
bunu vicdanlarına, gönüllerine yerleştirerek,
kendilerine görev haline getirip cânı gönülden yapanların,
birbirlerini cesurca, akıllıca, Allah yolunda
harcama yapmaya teşvik edenlerin durumu,
tepedeki verimli bir bahçeye benzer.

Üzerine bol yağmur yağınca iki kat ürün verir.

Bol yağmur yağmadığı zaman da,
serpintisi, çiği, çisentisi eksik olmaz.
Allah işlediğiniz amelleri biliyor, görüyor.

266. Herhangi biriniz arzu eder mi ki,
ağaçlarının altından ırmaklar akan, içinde
her türlü meyvaları bulunan, hurma ağaçları
ve üzüm çubuklarıyla dolu bir bahçesi olsun da,
bakıma muhtaç çoluk çocuğu varken,
kendisine ihtiyarlık gelip çatsın?

bahçeye de, içinde ateş bulunan bir kasırga
isabet ederek yakıp kül etsin!

Allah dünyanın geçici, âhiretin ebedî olduğu
konusunda düşünesiniz diye,
ibret verici misalleri size böyle açıklıyor.

* 267. Ey iman edenler, kazandıklarınızın
ve topraktan, yerden size verdiğimiz mahsulün,
madenlerin ve gömünün temizinden, helâlinden,
sağlıklısından karşılık gözetmeden
gönüllü hayra harcayınız.

Kendinizin, göz yummadan alıcısı olmayacağınız
kötü malı hayır diye vermeye kalkışmayınız.

Allah’ın zengin olduğunu, muhtaç olmadığını,
övülmeye, şükredilmeye lâyık olduğunu biliniz.


268. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar,
şeytanî güçler sizi
fakru zarurete düşmekle tehdit eder.

Size meşrû olmayan şehevî fiilleri,
gayrimeşrû ilişkileri, zinayı, haddi aşmayı,
cimriliği, ahlâksızlığı emrederek sizi idare eder.

Allah da size tarafından koruma kalkanı,
bağışlama, lütuf ve ihsan va’deder.

Allah’ın lütfu ve rahmeti geniştir. Her şeyi bilir.

269. Allah, ilmi, Kur’ân’ın ifadesine vukufu,
meseleleri anlamayı, isabetli kararı ve çözümü,
olayları değerlendirme kabiliyetini,
sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini,
sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak,
iradesinin tecellisine tâbi, akıllı
ve sorumlu kimselere verir.

Kendile-rine ilim ve hikmet, Kur’an verilenler,
dünya ve âhiret mutluluğuna kavuşanlardır.

Kur’an hükümleri ve vahy ile gelen ilkelerden,
yalnızca akıl ve vicdan sahipleri düşünüp ibret alırlar.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa