

CÜZ : 4 - SAYFA : 80 - SÛRE : 4 - NİSÂ : 7 - 11
7. Ana, baba ve akrabaların miras olarak bı-raktıklarında erkeklerin hisseleri, payları vardır. Kadınların da, ana, baba ve akrabaların bırak-tıklarında hisseleri, payları vardır. Bunlar az ve-ya çok belirlenmiş, meşrû kılınmış paylardır.
8. Paylaşma sırasında, mirastan payı olmayan akrabalar, öksüzler, dullar, kimsesizler, çevresi, çaresi olmayan yoksullar, hazır bulunurlarsa, onların da geçimlerine, giyim kuşamlarına yar-dımcı olun, onlara İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun güzel sözler söyleyin.
9. Geride, çaresiz, güçsüz çocuklar bıraktıkları takdirde, onların geleceğinden endişe duyanlar, yetimler, dullar ve yoksullarla ilgili de saygıyla aynı endişeyi duysunlar. Allah’a sığınsınlar, emirlerine yapışsınlar, günahlardan arınıp, azaptan korunsunlar ve doğru, yol gösterici, aydınlatıcı, güven telkin edici söz söylesinler.
10. Haksız yere yetimlerin, dulların, kimsesizlerin mallarını, paralarını yiyenler, karınlarına ateş doldurmuş, bedenlerini ateşle beslemiş olurlar. Yakında körüklenen alev püsküren cehennemin dehşet verici ateşinde yanacaklar.
* 11. Allah evlâtlarınız arasındaki miras taksimini size şöyle emrediyor. Erkeğe kadının payının iki mislidir.
Çocuklar ikiden fazla kadın ise, murisin bı-raktığının üçte ikisi onlarındır.
Eğer vâris bir tek kadınsa, terekenin yarısı onundur.
Ölenin çocuğu varsa, bıraktığı mirastan, ana-babasından herbirinin altıda bir hissesi vardır.
Eğer çocuğu yok da, ana babası ona vâris olmuşsa, anasının payı üçte birdir.
Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir düşer.
Bütün bu paylar, ölenin yaptığı vasiyet ve borçlar terekeden düştükten sonra hesap edilir.
Babalarınızdan ve oğullarınızdan hangisinin, dünyada dua ederek ve hayır yaparak, âhirette şefaat ederek size daha faydalı olacağını bilemezsiniz.
Bunlar Allah tarafından belirlenmiş, meşrû kılınmış hükümlerdir. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.