

CÜZ : 5 - SAYFA : 101 - SÛRE : 4 - NİSÂ : 135 - 140
* 135. Ey iman edenler, Allah adına
Kur’ân’ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren,
güvenilir örnek önderler, Allah için doğruları
konuşan şâhitler olarak, sosyal, siyasî, ekonomik
ve idarî düzeni adâletle yaşatanlar, ayakta tutanlar,
sosyal adâleti, sosyal güvenliği sağlayanlar,
refah payını artırarak dengeli dağıtanlar olun;
kendinizin, yandaşlarınızın, ana-babanızın,
akrabalarınızın aleyhinde de olsa,
düzenin kurallarını aksatmadan uygulayın.
Zengin ve fakir de olsalar uygulamada ayırım gözetmeyin;
şunu bilin ki, Allah onlara sizden daha yakındır.
Haktan ve adâletten ayrılarak
şahsî arzu ve ihtiraslarınıza uymayın.
Dilinizi eğip bükerek, doğru, âdil idarecilik
ve şâhitlik etmezseniz; idarecilikten ve şâhitlik
etmekten çekinirseniz, bilin ki, Allah işlediğiniz
gizli-açık bütün amellerden haberdardır.
136. Ey iman nimetine kavuşanlar, Allah'a, Rasûlüne,
Rasûlüne bölüm bölüm indirdiği kitaba, Kur'ân'a,
daha önce indirdiği kitaplara hakkıyla iman edin.
Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, rasüllerini,
son günü, âhiret gününü inkâr ederse,
tamamen başına buyruk hareket ederek
büsbütün hak yoldan uzaklaşmış,
dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olur.
137. Sözde iman edip sonra kulluk sözleşmesindeki
ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk
ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek
örtbas edip inkârda ısrar edenleri, sonra yine
sözde iman edip tekrar küfür bataklığına saplananları,
sonra da Allah’ın rasûlüne savaş ilan ederek
İslâm’ın gelişmesini, müslümanların ilerlemesini
engelleyerek inkârda, küfürde ileri gidenleri,
Allah ne koruma kalkanına alacak, bağışlayacak,
ne de onlara doğru yolu gösterme
lütfunda bulunup başarıya ulaştıracaktır.
138. Müslüman görünerek İslâm’a karşı
gizli eylem planları ve eylem yapan münafıklara,
kendileri için can yakıp inleten,
derilerini kavuran müthiş bir azap olduğunu haber ver.
139. Şuurlu ve kâmil mü'minleri bırakıp,
kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini
şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden
kâfirleri candan dost, müttefik, veli edinenler,
kâfirleri kendilerine hâkim hale getirerek
işlerini, onların ellerine bırakanlar,
onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar?
Bilsinler ki, izzet ve şeref, kudret ve
hükümranlık bütünüyle Allah'a aittir.
140. Allah, kitapta, Kur'an'da size
sorumluluklarınızı tevdi etmek üzere
şu hükümleri indirdi: Allah'ın âyetlerinin
inkâr edildiğini, âyetlerle alay edilip, üzerlerinde
ileri geri konuşulduğunu işittiğiniz zaman,
onlar, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini
şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden
kâfirler başka bir söze dalıncaya, başka bir
konuya geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın.
Yoksa, siz de onlara benzersiniz.
Elbette Allah müslüman görünerek
İslâm’a karşı gizli eylem planları ve
eylem yapan münâfıkları ve kulluk sözleşmesindeki
ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve
sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip
inkârda ısrar eden kâfirleri toplu olarak
cehennemde bir araya getirecektir.