

CÜZ : 5 - SAYFA : 85 - SÛRE : 4 - NİSÂ : 34 - 37
* 34. Allah'ın, lütufta bulunarak, birbirlerine
üstün olmasına vesile kıldığı özellikleri,
ailenin nafakasını ve ihtiyaçlarını kendi mallarından,
paralarından karşılamaları, mallarından karşılık
beklemeden, gönüllü harcamaları sebebiyle erkekler,
hanımları üzerinde, ailede, aileyi ayakta tutmakla,
eğitimlerini, gelişmelerini, aile fertlerinin
İslâm'da sebatını temin ile mükellef; denetleyerek
sorumluluklarının gereğini yapmalarını sağlayan,
hizmet eden, ailede işleyen, kalıcı bir düzen kuran,
sorumlu meşrû bir otorite sahibi, aile reisidirler.
Dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi müslüman
sâliha kadınlar, itaatkâr, uzun uzun kıyamda durarak
sorumluluk şuuruyla namaz kılan, saygılı, kocalarına
karşılık vermeyen, aile içindeki dinî, insanî ve
vicdanî sorumluluklarını yerine getiren kadınlardır.
Allah'ın koruduğu, korunmasını emrettiği hususları,
kendilerini, çocuklarını, kocalarının haklarını
ve mallarını, kendi haklarını, namuslarını
kocalarının bulunmadığı zamanlarda koruyanlardır.
Kafa tutup, başına buyruk hareket ederek,
kurulu aile düzenini bozmalarından, şiddete
başvurmalarından korktuğunuz kadınların
önce gönüllerini alın, öğüt verin, davranışlarının
doğuracağı istenmeyen sonuçları anlatın, itaatsizliğe
devam ederlerse yataklarında kendilerini
yalnız hissedecekleri halde bırakın.
Buna rağmen yola gelmeyenlerin kaba yerine
(bir demet ot-çöple) vurun, evinizden ayırmayarak,
ilişkilerinizi devam ettirin.
Eğer size itaat ederlerse, olanları olmamış sayıp,
sözle veya fiilen onları incitecek vesileler aramayın.
Allah yücedir ve büyüktür.
35. Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız,
tesir altında kalmayan erkeğin ailesinden bir hakem,
kadının ailesinden bir hakem gönderin.
Bunlar iyi niyetle barıştırmak, münasebetlerini
düzeltmek ve geliştirmek isterlerse Allah karı-kocanın
arasını bulur, onları barıştırır.
Allah her şeyi bilir, gizli-açık her şeyden
haberdardır, insanlara bildirir.
36. Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar
olarak Allah’a bağlanın, Allah'a kulluk
ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın,
O’na boyun eğin. İlâhlığında, otoritesinde,
mülkünde, tasarruflarında O’na kanunlarının
üzerinde câri olduğu hiçbir varlığı
ortak koşmayın, gizli şirke düşmeyin.
Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, dullara,
kimsesizlere, çevresi, çaresi olmayan yoksullara,
yakınlığı olan müslüman komşulara, yabancı,
gayrimüslim komşulara, yanında bulunan arkadaşlara
(eşine, hizmetkârlara ve arkadaşlarına),
yolda kalan muhtaç yolcuya, meşrû şekilde
sahip olduğunuz, üzerlerinde meşrû haklarınız
ve otoriteniz ve kendileriyle düzgün insanî
münasebetleriniz olan köle, câriye
ve hizmetkârlara ve sözleşmeli işçilerinize
devamlı iyi davranın, ihsan ile muamelede bulunun.
Allah kibirlenen ve övünen hiç kimseyi sevmez.
37. Bunlar, cimrilik edenler, malî mükellefiyetleri
yerine getirmeyenler, Beytülmâl harcamalarında
cimri davranarak insanlara idarecilik yapanlar,
cimriliği tavsiye edenlerdir, zenginlik içindeyken
fakirliği, kolaylık içindeyken zorluğu,
imkân içindeyken aczi vehmettikleri için Allah'ın,
kendilerine lütfundan verdiği maddî-manevî serveti,
imkânları gizleyenlerdir.
Biz, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini,
Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini
şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden
kâfirler için alçaltıcı, zillete düşürücü
rûhî bir azap hazırladık.