CÜZ : 6 - SAYFA : 113 - SÛRE : 5 - MÂİDE : 24 - 31

24. Onlar ise: “- Ya Mûsâ, onlar o topraklarda bulunduğu müddetçe, ebediyyen, asla oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlara karşı birlikte sava-şın, işte biz burada oturuyoruz” dediler. 25. Mûsâ ise: “- Rabbim, ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık, bizimle bu doğru ve mantıklı düşünmenin, hak bir dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu bir kavmin arasında hükümünü ver” dedi. 26. Allah: “- Öyleyse, kırk sene, o kutsal topraklar on-lara haram kılınmıştır, yasaklanmıştır. Bu süre içinde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu bir kavim için üzülmene gerek yok” buyurdu. * 27. Onlara, Âdem’in iki oğluyla ilgili gerekçeli, hikmete dayalı gelen haberi Kur’ân’ımızdan oku, anlat. Hani, her ikisi de birer kurban sunmuşlardı. Birinin kurbanı kabul edildi. Diğerininki edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen kıskançlık yüzünden kardeşine: “- Andolsun seni öldüreceğim” dedi. Diğeri de: “- Allah, ancak kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan koru-nanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananların, dinî ve sosyal görevlerinin bi-lincinde olanların, takvâ sahiplerinin kurbanını kabul eder” diye cevap verdi. 28. “- Sen, beni öldürmek için, bana elini uzatsan bile, andolsun ki, ben seni öldürmek için, sana el uzatacak değilim. Ben yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah’tan korkarım” diye ilâve etti. 29. “- Ben, senin işlediğin günahlarla birlikte benim günahımı da yüklenmemeni isterim. Yüklenirsen eğer, ateşe, cehenneme atılanlardan olursun. İnkârda, isyanda, haksızlıkta ısrar eden zâlimlerin cezası işte budur” dedi. 30. Bu öğütlere, uyarılara rağmen nefsi onu, kardeşini öldürmeye teşvik ederek, ikna etti ve onu öldürdü. Bu yüzden de, hüsrana uğrayanlardan oldu. 31. Derken Allah, gözünün önünde durdukça kendisine acı çektiren kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Katil kardeş: “- Yazıklar olsun bana, şu karga kadar bile olamadım. Gözümün önünde durdukça bana acı çektirmeye devam eden kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim ben?” dedi. Ve yaptığına pişmanlık duyanlardan oldu.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa