

CÜZ : 6 - SAYFA : 118 - SÛRE : 5 - MÂİDE : 51 - 57
* 51. Ey iman nimetine kavuşanlar, yahudileri ve hıristiyanları, kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın. Candan dost, müttefik, veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostu, müttefikidirler, birbirlerinin tarafını tutarlar. Sizden kim onların hâkimiyetini kabul eder, dost edinirse, o onlardandır. Allah, düşmanlarını dost edinen, başlarına otorite yapan zâlim bir kavmi doğru yola sevketme lütfunda bulunmayacak.
52. Kalpleri kararmış, akıllarından zoru olanların, hasta ruhluların:
“- Başımıza bir felâket gelmesinden içimiz titreyerek korkuyoruz” diyerek, Yahudilerin arasında koşuşturduklarını görürsün. Umulur ki, Allah bir fetih veya kendi katındaki planlardan birini gerçekleştirir de, onlar, içlerinde gizledikleri nifaktan dolayı pişman olurlar.
53. İman edenler yahudilere:
“-Sizinle beraber olduklarına bütün güçle-riyle yemin edenler, şu kalpleri kararmış, akıllarından zorları olan hasta ruhlular mı?” derler. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Dünyada rezil olarak, âhirette büyük bir azaba dûçar ola-rak hüsrana uğramışlardır.
54. Ey iman nimetine kavuşanlar, sizden kimler dininden döner, şerîatından vazgeçer, mede-niyetini terkeder, yaratılışına uygun değerlerin yaşandığı hayatî yoldan saparsa Allah onların yerine, sevdiği ve kendisini seven, mü’minlere karşı alçak gönüllü, kulluk sözleşmesindeki or-
tak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere karşı onurlu ve İs-lâm’ın izzetine sahip, başları dik, kudretli, hü-kümran bir kavim getirecektir. Onlar, Allah yo-
lunda, İslâm uğrunda, hayatlarını ortaya koya-rak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad ederler. Hiçbir kimsenin kınamasından, dedikodusundan da korkmazlar. Bu azim ve irade Allah’ın bir lütfudur. Bunu sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumluluğunun idrakinde olan kimselere verir. Allah’ın rahmeti geniştir. İlmi her şeyi kucaklar.
55. Sizin veliniz, dostunuz, koruyucunuz, emrinde olduğunuz otorite yalnız Allah’tır, Rasû-lüdür, iman edenlerdir. Onlar namazı erkânına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanlar, Hakka ve tevhide yönelenler cemaatle namaza muntazam devam edenler, saygıyla Allah’ın emirlerine itaat edenler, İslâmî faaliyetlere-kamu hizmetine katılıp, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenlerdir.
56. Allah’ın, Rasûlünün ve iman edenlerin ve-lâyetini, hâkimiyetini, idaresini, korumasını ka-bul edenler bilsinler ki, Allah’ın orduları, onun tarafında olanlar, işte onlar galip geleceklerdir.
* 57. Ey iman nimetine kavuşanlar, sizden önce kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlardan, dininizi, şeriatınızı, düzeninizi, medeniyetinizi alay, eğlence ve oyun konusu haline getirenleri, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri candan dost, müttefik edinmeyin. Onları, kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın. Eğer mü’minseniz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.