CÜZ : 7 - SAYFA : 125 - SÛRE : 5 - MÂİDE : 96 - 103

96. Hem sizin, hem de yolcuların, gezginlerin faydalanması için denizde, sularda avlanmak ve avlarınızı yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe de karada av-lanmak size haram kılındı. Toplanarak huzuruna getirileceğiniz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. 97. Allah, dokunulmazlığı olan Kâbe’yi, öz-gürlük yurdu Harem-i Şerif’i, müslümanların hac ibadetini yerine getirmeleri, güçlü olarak ayakta kalmaları, aralarındaki dayanışmayı gerçekleştirmeleri için bir mekân olarak düzenledi. Beytullah’ı saldırmazlığın gelenek haline geldiği, Allah’ın savaşı haram kıldığı ayları, kurbanların, Kâbe’ye yapılan bağışların, boyunlarında ger- dânileri, ipleri, tasmaları olan kurbanlık ve sahipli hayvanların dokunulmazlığını, barışın sağ- lanması, ekonominin canlanması, insanların, müslümanların faydalanması için, maddî manevî dayanak haline getirdi. Bu, Allah’ın, göklerdeki ve yerdeki varlıkların, imkânların, olayların hepsiyle ilgili bilgisi olduğunu, dinî ve dünyevî sıkıntılara düşülmeden meselelerin nasıl çözüleceğini, dünyevî ve uhrevî faydaların nasıl elde edileceğini bildiğini bilmeniz içindir. Her şey Al- lah’ın planı, ilmi, iradesi dahilinde gerçekleşmektedir. 98. Biliniz ki Allah, emirlerine muhalefet edil-me suçuna denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir. 99. Allah’ın Rasûlünün yalnızca tebliğ görevi vardır. Allah açıkça söylediklerinizi ve yaptıklarınızı da gizlediğiniz niyetlerinizi ve maksatlarınızı da bilir. 100. “- Kötü insanların, çirkin fiillerin, kirli malların çokluğu, seni hayrete de düşürse, iyi ile kötü, güzel ile çirkin, temiz ile pis, helâl ile haram denk olamaz. Ey akıl ve vicdan sahipleri, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun ki, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz” de. * 101. Ey iman nimetine kavuşanlar, aklınıza gelen, sizi ilgilendirmeyen, ilâhî kanunların üzerlerinde cârî olduğu konularda ısrarla sualler sormayın. Sualleriniz sebebiyle hayata geçireceğiniz yeni kurallar ortaya konursa, bu sizi sıkıntıya sokar, üzer. Kur’an indirilirken ısrarla sorular sorduğunuz takdirde, sizin için yeni kurallar konarak açıklanır. Kur’an ile bir düzenleme getirilmeyen sormadığınız konularda Allah sükut geçmiş, ruhsat tanımış, af ilan etmiştir. Allah kullarını daima koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, kudretli, âdil ve müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır. 102. Sizden önceki kavimler böyle şeyleri sordular da, verilen cevapların, vahyedilen hü-kümlerin gereğini yerine getirmeyip terk ederek kâfir durumuna düştüler. 103. Beş batın yavru veren, beşinci batın yav-rusu erkek olan devenin, faydalanılmaktan vazgeçilerek kulağının yarılıp salıverilmesinin; dertten kurtuluş adağı olarak bir hayvanın faydalanılmaktan vazgeçilip putlara adanarak salma gezer halde bırakılmasının; peşpeşe birkaç dişi yavru doğuran devenin (veya koyunun) doğurduğu erkek yavrunun putlara adanmasının; on batın döl veren erkek devenin sırtına yük vurulmamasının, başıboş bırakılarak yayılmasının ve su içmesinin engellenmemesinin kutsallığı- nın meşruiyyetiyle ilgili Allah herhangi bir hüküm koymamıştır. Fakat kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler Allah adına yalan uydurarak iftira etmektedirler. Onların çoğu akıllarını kullanarak dinin hakikatini kavrayamıyorlar.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa