

CÜZ : 7 - SAYFA : 126 - SÛRE : 5 - MÂİDE : 104 - 108
104. Onlara:
“- Allah’ın indirdiğine, Kur’ân’a ve ilâhî hü-kümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasû-lüllah’a, sünnetine gelin” denildiği zaman:
“- Gördüğümüz, bildiğimiz, babalarımızın yolu, hayat tarzı bize yeter” derler. Ataları hiç-bir şey bilmez ve hak yolu benimsememiş, doğ-ruyu, aydınlığı, hayrı ve refahı bulamamış kimseler ise de mi, onların yolundan gidecekler?
105. Ey iman edenler, kendinize ve birbirinize sahip çıkın, duyarlı davranın. Siz doğru yolda bulunduğunuz, İslâm’ı yaşayarak sebat ettiği-niz takdirde, başlarına buyruk hareket edip, hak yoldan uzaklaşanlar, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenler size zarar veremezler. Hepiniz hesap vermek üzere Allah’ın huzuruna getirileceksiniz, işlemekte olduğunuz amellerinizin hepsini birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecektir.
106. Ey iman edenler, herhangi birinize ölüm göründüğü, yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şâhitlik etmek de, emrolunduğunuz hükümler arasındadır. İçinizden iki âdil şâhit yeter.
Ticaret ve rızkınızı kazanmak için yeryüzün-de yolculuğunuz sırasında başınıza ölüm felâ-keti gelirse, gayri müslim iki şâhit de olabilir. Bu iki şâhidi namazdan sonra alıkorsunuz, şüp-helenmişseniz Allah’a yemin ederler.
“- Bu şâhitlik karşılığında hiçbir bedel almı-yoruz. Lehine şâhitlik edeceğimiz kimse akra-bamız bile olsa, yine doğruyu söyleriz. Allah’ın emrettiği şâhitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz tak-dirde, bilerek günah işlemiş günahkârlardan ol-duğumuzda şüphe yoktur” diye yemin ederler.
107. Bu şâhitlerin, bile bile bir günah işledikleri anlaşılırsa, ölene daha yakın, hak sahiplerin-den iki kişi onların yerine geçerler ve:
“- Bizim şâhitliğimiz, önceki iki şâhidin şâ-hitliğinden daha doğrudur. Biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi halde biz de isyan ve günah bataklığına giren zâlimlerden, haksızlardan oluruz” diye Allah’a yemin ederler.
108. İşte bu usul, şâhitlerin şâhitliği gerektiği şekilde ifâ etmelerine veya mirasçıların yeminlerinden sonra kendi yeminlerinin redde-dilmesinden korkmalarına iyi bir vesiledir.
Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlar-dan arınıp, azaptan korunun. Emirlerini dinleyin, icabet edin. Allah, doğru ve mantıklı dü-şünmenin, hakça bir düzenin dışına çıkmış, fâsık, âsi, bozguncu bir toplumu doğru yola sev-ketmeyecek, başarı nasib etmeyecektir.