CÜZ : 7 - SAYFA : 132 - SÛRE : 6 - EN'ÂM : 28 - 35

28. Aslında böyle söylemelerine sebep, daha önce gizlemekte oldukları şeylerin, günahların karşılarına çıkmış olmasıdır. Eğer dünyaya geri gönderilseler, yine ilmimizin-hikmetimizin ge-reği kendilerine yasak edilen şeyleri, onların sa-vunuculuğunu, sözcülüğünü yapacaklar. Onlar kesinlikle hâlâ yalanlarına yalan katmaya devam ediyorlar. 29. Onlar: “- Hayat, yalnızca yaşadığımız dünya hayatından ibarettir. Biz, bir daha diriltilecek değiliz” demişlerdi. 30. Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara: “- Bu, dünyada iken inkâr ettiğiniz yeniden diriltilme, bir hakikat değil midir?” der. Onlar da: “- Rabbimize yemin ederiz ki, elbette haki-kat” derler. Allah: “- Öyleyse kulluk sözleşmesindeki ortak ta-ahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkâr et-mekte olduğunuz şeyler sebebiyle, küfrünüz sebebiyle azabı tadın” buyurur. * 31. Diriltilerek Allah’ın huzurunda hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır, kıyametin ko-pacağı an ansızın gelince, “- Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derlerken, günahlarını da sırtlarına yüklenmiş haldedirler. Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür! 32. Dünya hayatı yalnızca bir oyun, bir eğlence ve çoluk-çocuk sahibi olma zevkidir. Âhiret, ebedî yurt ise, Allah'a sığınanlar, emirlerine yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanarak bu hakikatı kavramayacak mısınız? 33. Onların, peygamberliğini yalanlama konusundaki söyledikleri sözlerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar, vasıflarını bildikleri için asla seni yalanlayamazlar. Fakat, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimler, bile bile Allah'ın âyetlerini, Kur'ân'ı inkâr ediyorlar. 34. Andolsun ki, senden önce de Rasüller yalanlanmıştı. Onlar, kendilerine yardımımız gelinceye kadar, yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrederek mücadeleye devam ettiler, Allah’ın sözlerini, kanunlarını kimse değiştiremez, onların yerini tutacak kanunları da koyacak yoktur. Andolsun ki, sana, Rasüllerin karşılaştıkları sıkıntılardan bir kısmı anlatılmıştır. 35. Eğer onların, tebliğine ilgisizliği, yüz çe-virmeleri, engelleme tedbirleri almaları sana ağır geliyorsa, haydi yer kürenin içine inebileceğin bir delik, veya göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki, onları iman etmeye zorlayacak bir âyet, bir mûcize getiresin. Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, elbette onları hak yolda, Allah’ın kitap ve peygamberle gösterdiği yolda bir araya getirirdi. Sakın, bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız davranan, ilâhî hikmeti anlamayanlardan olma.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa