

CÜZ : 7 - SAYFA : 137 - SÛRE : 6 - EN'ÂM : 69 - 73
69. Allah’a sığınanlara, emirlerine yapışanla-ra, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, o zâlimlerin, müşriklerin dînî-şer’î hesabından bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatırlatma, bir öğüttür. Umulur ki, Allah’a sığınırlar, emirlerine yapışırlar, günahlardan arınıp, azaptan korunurlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davra-nırlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olurlar.
70. Dînî sorumlulukları yerine ömürlerini oyunla, eğlenceyle, bayram-seyranla, dünyanın zevkü sefasıyla geçirenleri; oyunlarını, eğlencelerini, bayramlarını-seyranlarını, dünyanın zevk ü sefasını dînî sorumlulukları yerine ikame edenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bir tarafa bırak.
Kur'ân'ı onlara tebliğ et, Kur'an ile onlara öğüt ver:
Hiçbir kimse, işlediği ameller sebebiyle fe-lâkete dûçar olmasın; Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden bir veli, bir koruyucu, bir otorite, bir dost ve şefaatçinin olmadığını herkes bilsin.
O azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, fidye karşılığı azaptan kurtulamaz. Onlar işledikleri ameller, yüklendikleri günahlar yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda devam etmeleri, küfre saplanmaları sebebiyle kaynar bir içecek ve can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
*H 71. “- Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden bize fayda sağlamayacak ve zarar vereme-yecek olan şeylere mi kulluk ve ibadet edelim, yalvaralım? Allah bizi doğru yola, Allah’ın kitap ve peygamberle gösterdiği yola kavuşturduktan sonra, gerisin geri, İslâm dışı hayatımıza mı dönelim? O’nun arkadaşları, bize, doğru yola gel diye çağırdıkları, teşvik ettikleri halde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp, şeytanların, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım?” de.
“- Allah’ın davet ettiği yol, Allah’tan gelen Allah’ın hidayet rehberiyle öğrettiği tek doğru ve hak dindir. Biz, yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koru-yan, kontrol eden âlemlerin, bütün varlıkların Rabbine teslim olup hükmüne rıza göstermekle, İslâm’ı yaşayan müslüman olmakla emrolunduk” de.
72. “- Namazı erkânına, şartlarına, vaktine riayet ederek, âşikâre kılın. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun” de. O, toplanıp huzuruna getirilecek, hesap verilecek olan Allah’tır.
73. O gökleri ve yeri gerekçeli, hikmete dayalı, doğru, hesaplı bir düzen içinde yaratandır.
"Ol" buyuracağı gün her şey sünnetullaha uygunluk içinde süratle olur.
O’nun sözü haktır, doğrudur, gerçektir.
Sûra üfürüldüğü gün mülk, devlet ve hükümranlık O’nundur.
Fizik ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilendir. O hikmet sahibi ve hükümrandır, gizli-açık her şeyden haberdardır.