CÜZ : 7 - SAYFA : 142 - SÛRE : 6 - EN'ÂM : 102 - 110

102. “ - İşte Rabbiniz Allah budur. Hak ilâh yalnızca O’dur. Her şeyin yaratıcısıdır. O’nu ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak O’na teslim olun, saygıyla O’na kulluk ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın, O’na boyun eğin. O her şeyin hâmîsi, güvencesidir.” 103. “ - Allah, gözleri ve akılları denetim ve idraki içine alırken, gözler Allah’ı dünyada gö-remez, akıllar dünyada ve âhirette Allah’ı kav-rayamaz. O hikmetine nüfuz edilmeyen yüce varlıktır ve gizli-açık her şeyden haberdardır.” 104. “ - Size Rabbinizden önünüzü aydınlatan, ufkunuzu açan, güven sağlayan, basiretinizle anlayabileceğiniz Kur’an âyetleri gelmiştir. Kim basiretli davranarak hakkı görürse, faydası kendisine, kim de kör kesilmeye devam ederse zararı kendisinedir. Benim sizin üzerinizde, koruma, denetim, zabıta görevim yok.” 105. Diğer sûrelerde çok yönlü açıkladığımız gibi, burada da öğüt ve bilgilendirme, va’d ve tehditlerimizle ilgili âyetleri çok yönlü açıklıyoruz. “- Sen bunları başkalarından öğrendin” diyemesinler diye açıklıyoruz. Bir de bu kitabı ilimde ilerlemeye devam eden bilgi toplumlarına iyice ayrıntılı hale getirelim diye çok yönlü açıklıyoruz. 106. Rabbinden sana vahyolunana, Kur’ân’a tâbi ol. Hak ilâh yalnızca O’dur. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan müşriklerle, putperestlerle münakaşadan vazgeç, onların faaliyetlerine karşı tedbir al. 107. Eğer Allah’ın sünnetinin, düzeninin ya-saları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, onlar ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşamazlardı. Biz seni, onlar üzerinde koruma, denetim memuru olarak, inzibat olarak görevlendirmedik. Sen onların adına Allah’a karşı savunma yapamazsın; Allah adına onların üzerinde zor da kullanamazsın. 108. Onların, Allah’ın dışında, kulları durumundaki taptıkları, yalvardıkları şeyler konu-sunda yakışıksız sözler söylemeyin. Sonra on-lar da, bilgisizlikleri sebebiyle sınırı aşıp Allah hakkında ileri geri konuşmasınlar. Böylece biz, koordineli hareket eden, yetiş-miş her millete, her topluluğa kendi işlerini süsleyip güzel gösterdik. Sonunda hesap vermek üzere Rablerinin huzuruna getirilecekler. O da, işlemeye devam ettikleri amelleri, birer birer or-taya koyarak onları hesaba çekecektir. 109. Kendilerine, seni tasdik eden bir âyet, bir mûcize gelirse, ona mutlaka inanacaklarına da-ir peşpeşe Allah’a büyük yeminler ettiler. “- Mûcizeler ancak Allah katındadır” de. On-lara mûcizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini sen nereden bileceksin? 110. Biz onların gönüllerini, akıllarını bir ta-rafa, gözlerini bir tarafa çeviririz. İlk defa iman etmedikleri gibi, hakkı anlamazlar, Kur’ân’ı görmezler, iman etmezler. Biz de onları taşkınlıkları içinde bocalar vaziyette bırakırız.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa