

CÜZ : 8 - SAYFA : 144 - SÛRE : 6 - EN'ÂM : 119 - 124
119. Bildiğiniz bir şey mi var ki Allah’ın em-rinden uzak duruyor, Allah’ın adı anılarak kesi-len hayvanların etinden yemiyorsunuz? Oysa Allah, mecburiyet altında yemek durumunda kaldıklarınızın dışındaki haram olan şeyleri size ayrıntılı olarak açıklamıştır.
Birçokları, bilgisizce, şahsî arzu ve ihtirasla-rına uyarak hak yoldan ayrılıyorlar, insanları doğru yoldan uzaklaştıryorlar, başlarına buyruk hale getiriyorlar, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağlıyorlar. Rabbin haddi aşanları, Allah’ın emirlerini çiğneyenleri iyi bi-lir.
120. Bilerek işlediğiniz günahın açığını da, gizlisini de bırakın. Çünkü bilerek günah işle-yenler, işlemeye devam ettikleri günahların ce-zasını mutlaka çekecekler.
121. Üzerlerine, Allah’ın adı anılmadan, Al-lah’ın adı zikredilmeden kesilen hayvanların etinden yemeyin. Bu, hak dinin dışına çıkan, isyankâr, bozguncu bir davranıştır. Şeytanlar, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar , sizin hayata geçirdiğiniz dinî esasları, ilkeleri değiştirme konusunda mücadele etmeleri için dostlarına telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, siz de ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruf-larında Allah’a ortak koşanlardan olursunuz.
* 122. Küfür ve cehalet bataklığında manen ölü iken dirilttiğimiz, kendisine insanlar arasında yürüyebileceği hidayet nuru verdiğimiz kimse, inkâr karanlıkları içinde kalıp, karanlıktan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi mi olur? Ama, küfür bataklığından çıkamayan, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, işlemeye devam ettikleri ameller böyle süslenip güzel gösterilmiştir.
123. Senin İslâm’a davetine karşı savaş açan fâsıkları, müşrikleri Mekkede güç-kuvvet, ser-vet ve iktidar sahipleri haline getirdiğimiz gibi, İslâm’a planlı cephe alarak müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştıran, yok eden suçluları her ülkede büyük servet, güç ve iktidar sahipleri haline getirdik. Onlar bulundukları ülkelerde halkı hak yoldan uzaklaştırıyor, aldatıyor, asılsız iddialarını, soygun düzenlerini yürütmeyi sürdürüyorlar. Gerçekte onlar kendilerini ve birbirlerini aldatmaya devam ediyorlar.Bunun farkında değiller.
124. Onlara bir âyet geldiğinde:
“- Allah’ın Rasüllerine verilen görevlerin benzeri bize de verilmedikçe, kesinlikle inanmayız” dediler. Allah peygamberlik görevini liyakata göre vereceğini herkesten iyi bilir. İslâm’a planlı cephe alarak müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, yapmakta oldukları sinsi hilelere, planlara, soygunlarına, asılsız iddialarına karşılık, Allah huzurunda, zillete maruz kalacaklar ve şiddetli bir azâba uğrayacaklar.