

CÜZ : 8 - SAYFA : 153 - SÛRE : 7 - A'RÂF : 12 - 22
12. Allah:
“- Sana emrettiğim zaman, seni Âdem’e sec-de ederek saygı göstermekten alıkoyan nedir?” buyurdu. Iblis:
“- Ben ondan daha hayırlıyım, beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi.
13. Allah:
“- Öyleyse terk et burayı. Burada büyüklük taslayıp serkeşlik etmek senin haddin değildir. Çık! Sen alçaklardan-aşağılıklardansın” buyurdu.
14. Iblis:
“- Insanların tekrar diriltilecekleri güne ka-dar, bana mühlet ver, öyleyse” dedi.
15. Allah:
“- Sen mühlet verilenlerdensin” buyurdu.
16. Iblis:
“-Azgınlığımdan ötürü aleyhime hüküm vermene mukabil, ben de and içerim ki, onları saptırmak için senin doğru muhkem, mûtedil, güvenli yolunun üstünde oturacağım” dedi.
17. “- Sonra, elbette onlara, açıkça ve sinsice, önlerinden, sağlarından, sollarından, arkalarından, kuvvetli ve zayıf tarafları, iyilikleri ve ahlâkî davranışları adina bunların savunuculuğunu ve sözcülüğünü yaparak sokulacağım. Sen onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın” dedi.
18. Allah:
“- Haydi oradan çabuk çık. Itibarın kalmadı, kovuldun. Andolsun ki, onlardan sana uyanlarla, sizden olanlarla, hepinizle cehennemi dol-duracağım” buyurdu.
19. Allah:
“- Ey Âdem sen ve eşin cennette oturun. Al-lah’ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, tercihlerinizi isabetli kullanarak birlikte dilediğiniz yerden yeyin. Şu bitkiye, yaklaşmayın. Yaklaşırsanız, Allah’ın emrine muhalefet sebebiyle kendinize zulmetmiş, yazık etmiş olursunuz” buyurdu.
20. Şeytan, Âdem ile eşini kıskanıp, ilâhî il-min-hikmetin gereği onlara yasaklanan bitkinin mahsulünden yemeyi fısıldayarak câzip gösterdi. Karşılıklı olarak farkında olmadıkları, kendilerini ayıplatacak fiillerini akıllarına düşürmek ve edep yerlerini açtırmak istiyordu. Ve:
“- Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve var-lıklara işleyiş düzeni veren koruyan kontrol eden Rabbiniz, size bu bitkiyi, bunu dillendirmeyi sırf gözde melekler olursunuz veya ebedî hayat ile yaşayanlar haline gelirsiniz, diye yasakladı” de-di.
21. Âdem ile eşine, yeminler ederek:
“- Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim” dedi.
22. Böylece onları yanıltıcı düşüncelerle yönlendirdi. Bitkinin mahsulünü tattıklarında, kendilerini ayıplatacak fiilleri akıllarına geldi ve edep yerleri açıldı. Cennetten topladıkları yapraklarla üzerlerini kat kat örtmeye başladılar. Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden Rableri onlara:
“- Ben ikinize o bitkiyi, onu dillendirmeyi ilmimin-hikmetimin gereği yasaklamadım mı? Şeytan ikinize de, apaçık bir düşmandır, demedim mi?” diye nida etti.