

CÜZ : 8 - SAYFA : 157 - SÛRE : 7 - A'RÂF : 44 - 51
4.abbimizin bize va’dettiği mükâfatların gerçekleştiğini gördük. Siz de Rabbinizin sizi tehdit ettiği cezaların gerçekleştiğini gördünüz mü?” diye seslenirler. Cehennemlikler:
“- Evet” derler. Aralarında gür sesli biri:
“- Allah’ın lâneti baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahibi zâlimlerin üzerine olsun” diye bağırarak lânet okur.
45. Zâlimler, insanları Allah’ın yolundan Is-lâm’dan vazgeçirenler, Islâmî hayatı yaşamaya, Islâmî faaliyetlere engel olanlar ve engelleme tedbirleri alanlar, Allah’ın yolunda, Islâm’da te-
zat, tenakuz ortaya çıksın beklentisi içine girenlerdir. Onlar özellikle âhireti, ebedî yurdu inkâr eden kâfirlerdir.
46. Cennet ehli ve cehennemlikler arasında bir perde-engel mevcuttur. Â’râf üzerinde, aradaki surun burçlarında, her iki taraftakilerin kimliklerini, hallerini simalarından okuyarak tanıyan liyakatli kişiler, adamlar vardır. Bunlar cennet ehline:
“- Selâmün aleyküm (Allah’ın selâmı ve se-lâmeti size olsun, siz selâmete erdiniz)” diye seslenirler. Bunlar henüz cennete girmeyen, cenneti arzu eden kimselerdir.
47. Gözleri cehennem ehli tarafına çevrildiği zaman da:
“- Rabbimiz, bizi, inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahibi, zâlim bir top-lulukla biraraya getirme” derler.
* 48. Sur’un burçlarındakiler, Â’râf görevlileri, cehennem ehlinden kimliklerini, aldıkları ce-zaları simalarından okuyarak tanıdıkları güç ve iktidar sahibi şahıslara:
“- Ne topluluğunuz, gücünüz, ne kibiriniz, gururunuz, ne serkeşliğiniz, zorbalığınız size bir
fayda sağladı, sizi Allah’ın azâbından kurtarama-dı” derler.
49. “- Allah onları rahmetine kavuşturmayacak diye yeminler ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?” derler. Cennetliklere de:
“- Girin cennete, artık size ne korku var, ne de geride bıraktığınız yakınlarınız ve yapama-dığınız şeyler dolayısıyla mahzun olacaksınız” derler.
50. Cehennem ehli de, cennet ehline:
“- Üzerimize sular dökün, Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyecekler boşaltın” diye yalvarırlar. Cennet ehli:
“- Allah bu istediklerinizi kulluk sözleşme-sindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, nankörlere haram kılmıştır, yasaklamıştır” derler.
51. Kâfirler, dînî sorumlulukları yerine ömürlerini, bayram-seyranla, dünyanın zevkü sefasıyla, oyunla, eğlenceyle geçirenler; bayramlarını-seyranlarını, dünyanın zevkü sefasını, oyunlarını, eğlencelerini, dînî sorumlulukları yerine ikame edenler ve dünya hayatının kendilerini aldattığı kimselerdir. Onlar bugün diriltilerek hesaba çekilip cezalandırılacaklarını nasıl unuttularsa, bile bile âyetlerimizi, peygamberlerimizin sünnetlerini nasıl inkâr ettilerse biz de bugün onları cehennemde unutuyoruz.