CÜZ : 9 - SAYFA : 169 - SÛRE : 7 - A'RÂF : 144 - 149

144. Allah: “- Ey Mûsâ, sana verdiğim peygamberlikle, seninle yaptığım konuşmalarımla, kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin biri kıldım. Sana verdiğime sımsıkı sarıl, şükredenlerden ol” bu-yurdu. 145. Ve onun için, kutsal kitap sayfaları olan o levhalarda dînî-şer’î her esas ile, ihtiyaçları ile ilgili bilgileri yazdık. Nasihat, sorumluluk uyarısı ve her konuda faydalı genel kuralları, ayrıntılarıyla açıklayarak koyduk. Haydi bunlara sıkı sarıl, bunlarla amel et, kavmine de, kısas yerine affı tercih, güç durumda olanın elinden tutarak rahatlatmak, başkalarına karşı sabırlı davranmak gibi amellerin en güzeline, en faziletlisine sarılmalarını ve uygulamalarını emret. Size yakında, ibret almanız için o doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden fâsıkların, âsi, bozguncu Firavun’un, inkârları sebebiyle yok olup giden kâfirlerin yurdunu da göstereceğiz. 146. Yeryüzünde hak etmedikleri halde bü-yüklük taslayanları, serkeşlik edip zorbalığa başvuranları, Allah’ın birliğine, kudretine, kul- luğa, Islâm’a giden yolu anlatan, gösteren âyet-lerimizi, Kur’ân’ı anlamaktan uzak tutacağım. Onlar bütün âyetlerimizi görseler de onlara iman etmezler. Hak, doğru huzurlu ve aydınlık yolu görseler de, o yola girip gitmezler. Sonu pişmanlıkla biten, haince düşünceler içeren, he-lâke mâruz sapık yolları görseler, tutup onu yol olarak benimserler. Bütün bunlar âyetlerimizi yalanlamayı âdet edinmelerinden ve onları görmezlikten gelmelerinden kaynaklanmaktadır. 147. Âyetlerimizi ve âhiretteki, ebedî yurttaki hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı yalanla-yanların bütün amelleri boşa gitmiştir. Öteden beri yapageldikleri ameller ve işlerden, inkâr, küfür, gaflet ve isyanlarının karşılığından baş-ka bir şeyle mi cezalandırılacaklar? * 148. Mûsâ’nın arkasından kavmi, süs takıla-rından yapılmış, böğüren bir buzağı heykelini put haline getirmişlerdi. O buzağının kendile-riyle konuşamayacağını, kendilerine bir yol gösteremiyeceğini görmüyorlar mıydı, düşüne-miyorlar mıydı? Yine de onu put haline getirdiler, şirke girdiler, zâlim oldular. 149. Iş işten geçip pişmanlıktan kıvranırlar-ken, başlarına buyruk davranarak, dalâleti, bo-zuk düzeni, helâki tercih ettiklerini gördüklerinde: “- Rabbimiz bize merhamet etmez, bizi ko-ruma kalkanına almaz, bağışlamazsa, hüsrana uğrayanlardan oluruz” dediler.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa