

CÜZ : 9 - SAYFA : 174 - SÛRE : 7 - A'RÂF : 171 - 178
171. Bir zamanlar, o dağı, Tûr’u gölgelik gibi kaldırıp silkeleyerek Israiloğulları’nın üstüne çekmiştik. Dağı üstlerine düşecek sandılar.
“- Size verdiğimiz kitaba sıkı sıkı sarılın, sorumluluğuna pürdikkat sahip çıkın. Içindekileri ezberleyin, iyi düşünüp tahlil edin. Allah’a sığı-nıp, emirlerine yapışmanıza günahlardan arınıp, azaptan korunmanıza, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmanıza, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmanıza vesile olur” demiştik.
* 172.Rabbinin, gelecek nesillerinin dinî, ahlâkî ve insanî eğitimi ile ilgili, sorumluluklarını da sırtlarına yükleyerek Âdemoğulları’ndan, kendisini tanıma, iman, kulluk, ibadet ve mükellefiyet taahhüdü aldığını ve onları kendilerine, birbirlerine şahit göstererek:
“- Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” dediğin-de:
“- Elbette Rabbimizsin, seni Rab tanıdığı-mıza, iman ettiğimize, sözleşmemizdeki ortak taahhüdümüze, Allah’a iman, kulluk, ibadet ve sorumluluk bilincimize biz de şâhidiz” dediklerini insanlara hatırlat. Bunlar kıyamet günü:
“- Biz bundan habersizdik” diyerek itiraz edememeniz içindir.
173. Yahut:
“- Daha önce atalarımız ilahlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koştu. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz, onların izinden gittik. Şimdi o bâtıl yoldan gi-denlerin, bâtılın hâkimiyetini temin için, hakkı baskı altına alan güç ve iktidar sahiplerinin yaptıkları yüzünden bizi helâk mi edeceksin?” diyerek itiraz edememeniz içindir.
174. Biz âyetleri böyle ayrıntılı açıklıyoruz ki, şirkten, atalarının taptıklarından vazgeçip Hak-ka dönmelerine, Allah’a iman etmelerine vesile olsun.
175. Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz, ilmî ve dinî bilgisi olan şu alçağın yaptıklarını da onlara, yahudilere oku. O menfaat karşılığı âyet-lerimizden, kitabımızdan uzaklaştı, ihmal etti. Şeytan ve şeytanî güçler onu peşine taktı. Hain düşünceler taşıyanlardan, hak yoldan sapanlardan biri oldu.
176. Sünnetimizin, düzenimizin yasaları için-de, irademizin tecellisine uygun olsaydı, elbette onu bu âyetlerimiz sayesinde yüksek mevkilere getirirdik. Fakat o, dünyada ebedîleşeceğini zannederek, mala ve zevke düşkünlüğü saplantı haline getirdi. Şahsî arzu ve ihtiraslarının peşine düştü. Onun ibret verici hali, tıpkı köpeğin haline benzer. Sen onun üstüne varsan da dilini çıkarır solur, kendi haline bıraksan da dilini çıkarır solur. Âyetlerimizi yalanlayan kavimler de aynen böyledir. Bu tür kıssaları iyice anlat. Düşünmelerine vesile olur.
177. Âyetlerimizi yalanlayan, doğru yoldan, Islâm’dan uzak durarak isyan ile, inkâr ile ken-dilerine yazık etmeyi, birbirlerine zulmetmeyi alışkanlık haline getiren kavimler ne kadar kö-tü, çirkin benzetmelere, anlatımlara konu olu-yor.
178. Allah, kime hak yolu aydınlatıcı bilgiler verirse o doğru yolu bulup tercih eder. Kimlerin de, hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır.