

CÜZ : 9 - SAYFA : 175 - SÛRE : 7 - A'RÂF : 179 - 187
179. Andolsun biz, özgürce seçme hakkına sahip cin ve insan neslinin hak dine itibar etmeyen çoğunu, sonuçta cehennemi boylayacaklarını bile bile yaratıp çoğalttık. Onların akılları ve kalpleri var. Onları, hakkı ve hayrı anlamakta kullanmıyorlar. Onların gözleri var. Onları, Allah’ın birliğinin, kudretinin, düzeninin delillerini görmekte kullanmıyorlar. Onların kulakları var. Onları Allah’ın kitabını, peygamberinin tebliğini, öğütlerini duymakta kullanmıyorlar İşte onlar duyu organlarında insanlara mahsus mânâ ve anlayış bulunmayan hayvanlar gibidir. Belki hayvanlardan daha başıboş, daha şaşkın, daha başıbozuk, daha çok helâke maruzdurlar. Onlar, işte onlar büsbütün gaflet içindedirler.
180. Esmâülhüsna, en güzel isimler Al-lah’ındır. O’na, o güzel isimlerle zikir ve dua edin, O’nun isimlerine, dil uzatan Allahsızları, mülhidleri terkedin. Onlar işlemekte oldukları amellerin cezasına çarptırılacaklar.
181. Yarattıklarımız içinden hak kitap Kur’an ile toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmek için, hakkı, hayrı gözeterek doğru yolu göste-ren, hakkı ayakta tutarak adâleti yerine getiren teşkilâtlı, tutkun, eğitimli, yetişmiş, uzman yö-netici kadrolar, cemaatler, müesseseler (devlet) devamlı bulunmalıdır.
* 182. Âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı yalanlayanları, hesap edemeyecekleri yerlerden yavaş yavaş gerilemeye, helâke sürükleyeceğiz.
183. Onlara mühlet de vermiş olabilirim. Unutmayın ki, benim, sizin tahmin edemeye-ceğiniz helâk etme planımdan kurtuluş yoktur.
184. Onlar, çocukluğundan beri tanıdıkları hemşehrileri, arkadaşları Muhammed’de bir de-
lilik, cinlere mahkum olmuşluk belirtisi olmadığını hiç düşünemediler mi? O sadece sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayarak âşikâre uyarıcılık görevi yapan birisidir.
185. Göklerin yerin işleyiş disiplini ve aslî dü-zeni, Allah’ın yaratmış olduğu herhangi bir şey ve ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceği konusunda hiç düşünerek tahliller yapmadılar mı, sonuçlar çıkarmadılar mı? Artık bu Kur’an’-dan sonra hangi söze inanacaklar?
186. Allah kimin hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, kimse onu doğru yola iletemez. Onları azgınlıkları içinde bocalar vaziyette bırakır.
187. Sana kıyametin kopacağı ânı soruyorlar:
“- Kâinattaki hayatiyet ne zaman ebedî âle-min limanına demir atıp duracak?” diyorlar.
“- Kıyametin kopacağı an ile ilgili bilgi Rab-
bimin katındadır. Kıyameti vaktinde gerçekleş-tirecek olan da yalnızca O’dur. Göklerde ve yerde onun ağırlığı dayanılacak gibi değildir. O size ansızın gelecektir” de. Sanki sen onu çok iyi bili-yormuşsun gibi, sana soruyorlar.
“- Onunla ilgili bilgi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilemeyecekler” de.