- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

8. ENFÂL SÛRESİ

75 âyettir.
30-36. âyetler Mekke’de,
diğerleri Hicret’in 2. yılında Medine’de nâzil olmuştur.
Ganimet malları demektir.
Adını surenin 1. âyetinden almaktadır.


**********

SINIRSIZ RAHMETİ VE ENGİN MERHAMETİ İLE
HAYAT VEREN, YAŞATAN, KORUYAN, RAHMETİNE,
MERHAMETİNE, LÜTFUNA, İHSANINA VE HAYIRLARA
MAZHAR EDEN, RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN
İZNİ VE YARDIMIYLA, ALLAH’IN ADIYLA...
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -


* 1. Sana savaş ganimetlerinin nasıl dağıtıla-cağını soruyorlar: “- Ganimetler Allah ve Rasûlünün tasarru-fundadır. Kur’an esaslarını benimseyip, geçmiştekilerin hâkim oldukları gibi, yeryüzüne hâkim olan sâlih kullara dahil olarak Allah’ın emirlerine muhalefetten korunun. Aranızdaki tefrikayı giderin, kardeşlik bağlarınızı güçlendirin, din ve dünya işlerinizi sosyal ilişkilerinizi, halinizi düzeltin, geliştirin, mü’minseniz eğer, Allah’a ve Rasûlüne itaat edin, Kur’ân’ı ve sünneti uy-gulayın” de. 2. Allah zikredilirken, Allah’a ibadet edilirken, Allah’ın dini, şeriatı anlatılırken mü’minler, lâyığı veçhile ilgilenme endişesiyle kalpleri ürperenlerdir; Allah’ın âyetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artıranlardır; sadece Rablerine dayanıp güvenenlerdir. 3. Namazları erkânına, şartlarına, vaktine ri-ayet ederek, âşikâre kılanlardır; kendilerine ver-diğimiz rızık ve servetten karşılık gözetmeden gönüllü harcayanlar, insanların ihtiyaçlarını görenlerdir. 4. Onlar, işte onlar hâlis mü’minlerdir. Onlar için Rableri katında yüce makamlar, büyük bir bağışlanma ve tükenmez rızıklar vardır. 5. Bedir ganimetlerinin dağıtımı sırasındaki ashabın tavrı, Rabbinin seni hak uğrunda, so-rumluluğun gereği haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak evinden, şehrinden Bedir’e doğru yola çıkardığı andaki tavırlarına benziyor. Mü’-minlerden bir grup senin bu tutumundan hiç hoşlanmamıştı. 6. Kararın doğruluğu ayan beyan ortaya çıktıktan sonra bile cihad konusunda seninle münakaşaya devam etmişlerdi. Sanki göz göre göre ölüme sürüklendiklerini zannediyorlardı. 7. Hani Allah size iki gruptan, Kureyş Kerva-nı ve Kureyş ordusundan birinin sizin olacağını va’dediyordu. Siz kuvvetsiz olanın, kuvvet kul- lanılmadan elde edilecek olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah âyetleriyle, emirleriy-le, icraatıyla, hakkı, Islâm’ı yüceltmek, toplum- da hakça Islâmî bir düzen gerçekleştirmek ve Kureyş ordusunu yok ederek kulluk sözleşme-sindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin kökünü ka-zımak istiyordu. 8. Bunlar, Islâm’a planlı cephe alarak, müslü-manlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok et-me suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular ve günahkârlar istemese de, hakkı, Islâm’ı yüceltmek ve toplumda hakça, Islâmî bir düzen gerçekleştirmek ve bâtılı ortadan kaldırmak içindi.

Sûreler ve Sayfalar
Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa