

CÜZ : 9 - SAYFA : 179 - SÛRE : 8 - ENFÂL : 9 - 16
9. Hani siz Rabbinizden yardım istiyordu-nuz:
“- Ben de, işte ardarda bin melekle size yar-dım gönderiyorum” diye duanızı kabul buyurarak Rabbiniz dileğinizi yerine getirmiştir.
10. Allah meleklerle yardım va’dini, kesinlikle size bir zafer müjdesi olsun, aklınız yatsın, kalpleriniz huzura kavuşsun diye yapmıştı. Yardım ve zafer yalnızca Allah katından ihsan edilir. Allah kudretlidir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
* 11. Hani, Allah tarafından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi te-mizlemek, şeytanın pisliğini, verdiği vesveseyi sizden gidermek, düşüncelerinizi, kalplerinizi birbirine bağlayarak sizi yüreklendirmek, or-duya akıl, ihtiyat ve cesaret nasip etmek, itiba-rınızı yüceltmek için üzerinize gökten yağmur indiriyordu.
12. Işte o anda Rabbin meleklere:
“- Ben sizinle beraberim. Iman edenlere sa-vaşta destek olun, muharebe alanında tutundurun. Ben, kulluk sözleşmesindeki ortak ta-ahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin aklına, kalbine korku yerleştireceğim. Onların boyunlarının üstüne üstüne vurun. Parmaklarını biçin” diye vahyediyordu.
13. Bunlar, onların Allah’a ve Rasûlüne, Kur’ân’a ve sünnete karşı gelmelerinden, düş-manlıklarından dolayıdır. Kim Allah’a ve Ra-sûlüne karşı gelirse, düşmanca davranırsa, bilsin ki Allah, onlara suçlarına denk, âdil ceza verme gücüne sahiptir.
14. Işte siz inanmayanların bu yenilgisi, size Allah’ın azâbıdır. Şimdilik onu tadın. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere bir de cehennem ateşinin azâbı vardır.
15. Ey iman edenler, üstünüze gelen kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden büyük küffar ordusuyla karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönerek, korkup kaçmayın.
16. Taktik icabı geri çekilmenin ve diğer bir safta yeniden mevzilenmenin dışında, böyle bir günde kim onlara arkasını döner, kaçarsa, Al-lah’ın gazabına uğramış olur. Onun mekânı ce-hennemdir. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihâî bir dönüş yeridir.