

CÜZ : 9 - SAYFA : 182 - SÛRE : 8 - ENFÂL : 34 - 40
34. Onlar, mü’minleri Kâbe yolundan geri çe-virirlerken, engeller çıkarırken, Allah’ın onları cezalandırmaması için bir imtiyazları mı var? Onlar Mescid-i Haram’ın mütevellisi de değil-dirler. Mescid-i Haram’ın hizmetinde görevli olanlar, yalnızca Allah’a sığınanlar, emirlerine yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan koru-nanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, hakla-rına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincin-de olan mü’minlerdir, müttakilerdir, takvâ sa-hipleridir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
35. Onların Beytullah’ın yanındaki duaları da ıslık çalmak ve alkış tutmaktan ibarettir. O hal-de, inkâr etmekte olduğunuz şeylerden dolayı şimdi azâbı tadın, ey kâfirler!
36. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, mallarını, insanları Allah yolundan, Islâm’a girmekten vazgeçirmek, Islâmî düşünceyi, Islâmî hareketi engellemek için harcıyorlar. Daha da harcayacaklar. Ama sonunda bu, onlara yürek acısı olacak ve en sonunda mağlup olacaklar. Kulluk sözleşmesindeki or-tak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve so-rumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplanıp kalanlar, toplanıp Cehennem’e doldurulacaklar.
37. Bu toplama, Allah’ın murdarı temizden ayırt etmesi, mü’mini kâfirden ayırması, bütün murdarları birbiri üstüne koyup, hepsini yığa-rak cehenneme atması içindir. Onlar, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.
* 38. Eğer akıllarını kullanarak küfürden, şirkten, mü’minlere düşmanlıktan, savaştan vazgeçerek Islâm’a girerlerse, inkârda ısrar edenlere, kâfir-
lere, geçmiş günahlarının bağışlanacağını söyle. Ve eğer yine dönerler, peygamber ve mü’-
minlerle savaşa, Islâm’a karşı düşmanca davranmaya kalkışırlarsa, onların yakalarını bırak-mayız. Geçmişte, zorbalara, diktatörlere, Allah ve din düşmanlarına uygulanan ceza kanunlarının yürürlükte olduğunu unutmayın.
39. Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, baskı, zulüm, işkence ve fitne ortadan kalkıncaya, Allah için şer’î-hukukî düzen, kamu düzeni, ülkede tamamen yerleşip işler hale gelinceye kadar onlarla savaş. Eğer akıllarını kullanarak inkâra, işkence ve zulme son verirlerse, bilsinler ki, Allah onların işledikleri amelleri biliyor, görüyor, davranışlarını mükâfatlandıracak.
40. Imandan yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlen-dirmeye devam ederlerse, Allah’ın elinden kurtulamazlar. Biliniz ki, Allah sizin koruyucunuz, emrinde olduğunuz otoritedir. O ne güzel ko-ruyucu, ne güzel otorite, ne güzel yardım eden-dir.