

CÜZ : 1 - SAYFA : 21 - SÛRE : 2 - BAKARA : 127 - 134
127. İbrâhim ile İsmâil, mâbedin,
Kâbe’nin sütunlarını - duvarlarını yükseltirlerken:
“- Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara
işleyiş düzenlerini veren, koruyan, kontrol eden
ey Rabbimiz, bizden bunu kabul buyur.
Sen, sadece Sen her şeyi işitir ve bilirsin” dediler.
128. “- Ey Rabbimiz, bizi sana boyun eğen,
İslâm’ı yaşayan, senin hükmüne razı olan
müslümanlar olarak yetiştir.
Soyumuzdan yalnız sana boyun eğen,
senin hükmüne razı olan müslüman bir ümmet,
İslâm’ı yaşayan müslüman bir nesil meydana getir.
Bize ibadet edeceğimiz
mübarek makamları, ibadetimizin usullerini,
yollarını, icra şeklini göster, öğret.
Tevbemizi, Sana itaate yönelişimizi,
rahmetinle kabul et. Sen, sadece Sen,
insanları tevbeye sevkeden ve tevbeleri
kabul edensin, engin merhamet sahibisin”
diye dua ettiler.
129. “- Ey Rabbimiz, onlardan, onların içinde
özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere
rasüller, peygamberler görevlendir.
Onlara, Senin âyetlerini okusunlar.
Okuma-yazmayı, kitaplarına vukufu, kitaplarını,
Kur’ân’ı, ilmi, hikmeti, sağlıklı ve ahlâklı
yaşama bilgisini, sünnetlerini öğretsinler.
Onları pisliklerden arındırıp, vicdanlarını
tertemiz yapsınlar. Sen, sadece Sen, kudretli,
hikmet sahibi ve hükümransın” diye yalvardılar.
130. İbrâhim’in dininden, sünnetinden, İslâm’dan,
kendine kıyan akılsızdan başka,
kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir?
Biz onu, dünyada seçkin birisi yaptık.
Âhirette, ebedî yurtta da o dindar, ahlâklı,
hayır-hasenât sahibi müslümanlardan biridir.
131. Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü
ve varlıklara işleyiş düzenlerini veren,
koruyan, kontrol eden Rabbi ona:
“- İslâm’ı yaşayan müslüman ol,
bana teslim olarak hükmüme razı ol” buyurunca,
“- Ben yaratan, yaşama kabiliyeti gücü
ve varlıklara işleyiş düzenlerini veren,
koruyan, kontrol eden, âlemlerin,
bütün varlıkların Rabbine teslim olarak
hükmüne razı oldum, İslâm’ı yaşayan
müslüman oldum” dedi.
132. Bu dini, İbrâhim oğullarına
tekrar tekrar tavsiye etti. Yâkub da:
“- Ey benim oğullarım, Allah bu dini,
İslâm’ı sizin için seçti. Kesinlikle,
İslâm’ı yaşayan müslümanlar olarak
ruhunuzu teslim edin” diye
tekrar tekrar tavsiyede bulundu.
133. Yoksa siz de bu olaya şâhit mi oldunuz?
Hani Yâkub’a ölüm gelip çattığında, oğullarına:
“- Benden sonra, neyi ilâh tanıyıp,
neye gönülden bağlanarak teslim olacak, neye
saygıyla kulluk ve ibadet edeceksiniz?” demişti.
Oğulları da:
“- Senin ilâhına, ataların İbrâhim, İsmâil
ve İshak’ın ilâhına, bir tek olan ilâha,
bir tek tanrıya kulluk ve ibadet edeceğiz.
O’na boyun eğen, O’na teslim olarak
hükmüne razı olanlarız, İslâm’ı yaşayan
müslümanlarız” dediler.
134. Onlar hayatlarını yaşayarak
geçip giden milletlerdir.
Onlar, işledikleri sâlih amellerin,
yaptıkları hayırların, kazandıkları sevapların,
yüklendikleri günahların, isyanların
ve haksızlıkların karşılığını görecektir.
Siz de işlediğiniz sâlih amellerin,
kazandığınız sevapların, yüklendiğiniz günahların,
isyanların, haksızlıkların karşılığını göreceksiniz.
Siz onların işledikleri amellerden, günahlardan,
hesaplarından sorumlu tutulmayacaksınız.